En sonunda kendimi seçmem gerektiğini öğrendim. Üzüldüğümde, kırıldığımda, öfkelendiğimde ve canım yandığında bunu geç olmadan fark etmeyi öğrendim. Ağlayan birisine sarılmak ister gibi kendime sarılmak istemeyi, şefkat göstermeyi öğrendim. Kendimi seçmek diğerlerini umursamamak demek değil. Uzun bir süre öyle zannettim. Bu yüzden dönüştüğüm kişiye alışamadım bir süre. Durmadan yanlış yapıyormuşum gibi hissediyordum. Her sabah başka bir bedenin içinde uyanıyormuşum gibi geliyordu. Saçlarımdan, kirpiklerimden, gözlerimden ve ellerimden yüreğime dek. Yabancıydı. Her şeyiyle.