Tek bir hafta sonunda bile klostrofobiden hayranlığa, arzudan can sıkıntısına, kayıtsızlıktan coşkuya, sinir olmaktan şevkat duymaya savrulup duruyorlar. Bir noktada bu döngüyü durdurup samimi kanaatini üçüncü bir kişiyle paylaşmak, geriye dönüp bakınca belki de sadece bir anlık ruh halinden kaynaklandığı anlaşılacak bir itiraftan ilelebet sorumlu tutulma riski taşıyor.
Güzel bir dize veya acı bir haber de, yalnız olduğumuzda değil ama, o dizeyi veya haberi dostlarımıza aktarırken, onlarda kendimizi bir başkası, duyarlılığı onları etkileyen biri olarak gördüğümüz zaman bizi aynı hıçkırıkla sarsar.