Kitap, acı çeken, hem ruhsal hem de fiziksel olarak hastalıkla boğuşan bir kişinin ağır, yorucu ve de korkutucu düşüncelerini aktarıyor. Olaylar, mekanlar, kişiler iç içe geçmiş bir şekilde. Kitapta tüm karakterler aslında tek bir kişi, gerçekle hayaller birbirine girmiş.
Yazarın intihar ettiğini öğrendikten sonra bu tür melankolik bir kitabı yazmasına şaşırmadım. Kitabın sakin bir kafayla okunması lazım diyenlere de kesinlikle katılıyorum.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Nişanlılık günlerinden başlayarak hiç bitmeyen sevgiyi gösteren mektuplar... İlk başlarda birlikte kitap okumanın, dil öğrenmenin, küçük bir evin hayalleri kurulurken; evlilik yıllarında maddi sıkıntılar, çıkarılmaya çalışılan gazeteler, mahkemeler, hapishane hayatı konu oluyor mektuplara. Tüm bunlara rağmen ne karısına ve kızına duyduğu sevgide bir değişiklik oluyor ne de umudu tükeniyor. Hep dik durmaya çalışıyor.
Sabahattin Ali 1947 tarihli bir mektubunda "Kimse benim yaşlandığımı görmeyecek ben hep genç kalacağım." diyor. Bir yıl sonra 41 yaşında öleceğini bilir gibi.