Puan vermedi·752 syf.··
2026 13. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:06
Kitapta en çok iki şey dikkatimi çekti: -Rasim karakteri bana Behzat Ç.‘deki Şevket’i hatırlattı. Aynı dünyadan çıkmış gibiydiler. -Karakterlerin iç sesleri çok başarılıydı. Zihinde durup dururken beliren, tekrar eden, insanın peşini bırakmayan düşünceler büyük bir gerçekçilikle aktarılmış.
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
Yol Uçurumu
Puan vermedi
Kitabı elinize alır almaz ilk hikayeyle uçurumun kenarında yürümeye başlıyorsunuz. Fakat düşme tehlikesi yok. Bir seyre davet ediyor bizi Aybüke Akgül, uçurumun o nefes kesen manzarasında soluklandırıyor. Son öyküsünde de ifade ettiği gibi dağdan yana kullanmış tercihini. O yüzden bizi geniş asfalt yollardan çıkarıyor. Dar patikalardan geçiriyor bedenimizi. Ayaklarımızın altından çekilmiş dünyanın yerini kendi gözlerinin donuk ifadesiyle karşılaşan bir ressam, kurtla boğuşan bir bıçak ustası, işledikleri suçların günahını hesabı paylaştıkları gibi paylaşan sekiz beyaz pantolonlu adam dolduruveriyor. Her hikayede bize kendi öykü atmosferinden seslendiğini hatırlatıyor. Aybüke Akgül'ün "Yol Uçurumu" kitabında 19 öykü var. Gerçeküstünün gerçeğe bu kadar yakın olması şaşırtıyor. "Siyah At" öyküsünde atlı karıncadan kaçan atın nasıl özgürleştiğine şahit oluyoruz. Bir otobüsle kaçışına, başındaki krizantemlerin izleyenlerin üzerine attığına inanıyoruz. Ama öldüğüne inanmak zor geliyor. "Ufuk Çizgisi" öyküsünde Leman gibi yağmurlu havada gelmeyen Behzat için koşuyoruz onunla yokuş yukarı. Saçları gür Behzat'ın ümit kesemiyoruz. "Yastık" boynumuzdaki ağrıları artırıyor aniden. Sert ve yüksek bir yün yastık koyuyor başımızın altına yazar. Hikayede bu yastık kahramanın top oynamasını engelleyen bir metafor. Kendi yastıklarımızı düşünüyoruz. Sürekli başımızın altına konan bizi rahat ettirdiği düşünülen şeylerin neleri bizden uzaklaştırdığını görüyoruz. "Kimin Adı" hikayesiyle bizi bir uçuruma daha götürüyor yazarımız. İsimler düşüyor bir bir aşağıya. Ya Fazıl değilsek. Yeni adlar buluyoruz kendimize. Yeni roller. Peki aslında biz kimiz? Uçurumun kenarından alıyor bazı öyküleriyle "Derenin Öte Tarafı" bunlardan. Bir kurt buz tutmuş gölün üstünde rehberlik ediyor çünkü. Son
Edebiyat
Yol UçurumuAybüke Akgül · Şule Yayınları · 202534 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
121 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:14
Yazarı çok tebrik ediyorum. Vefa duyarlılık merhamet özlem ve bağlılık gibi değerleri biz okuyuculara o kadar güzel akıcı bir dille anlatmış ki insan kitabı elinden bırakamıyor. Ortadoğu'da kitap baş kahramanı Efraz kadar o kadar masum bebek çocuk var ki insan böyle kitaplar okuyunca böyle hayatların farkına vardığında şu an bulunduğu duruma binlerce kez şükür etmeli. Behzat Yargıcı efraza sahip çıkan ondan vazgeçmeyen merhametli ve iyi bir insan umarım böyle insanlar günümüzde çoğalır. Ailemizin kardeşlerimizin elimizdeki nimetlerin değerlerin farkını binlerce kez bilmemiz ve şükretmemiz açısından okunması gereken çok önemli bir yapıt. O yüzden herkese şiddetle tavsiye ederim. Çocuklar ölmesin anne babasız kalmasın yuvalarından ayrı yaşamasınlar Rabbim dualarımızı kabul etsin...
Ortadoğu’da Bir Çocuk - KefenŞehnaz Haşimoğlu · Lapis Kitap · 20221,319 okunma
Yol Uçuruma galebe çalar mı?
10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
#Yoluçurumu @bir_aybüke_akgül'ün ilk eseri. Yola beraber çıktığımız kardeşlerimden. Bir bebeği bekler gibi bekledik Yol Uçurumu'nun gelişini. Daha müjdesi verilmeden çok sevmiştik onu. Edebiyatımızda kalıcı izler bırakacağına inandığım Yol Uçurumu ve onu takip edecek eserleriyle Aybüke Akgül'ün kaleminin münbit olması dileğiyle... Kelamullah'tan feyzlenen kelimeler, köklerden göklere uzanacak hikâyeler düşsün nasibine... 19 hikâyenin yer aldığı eserde ilk öykü Nahir'in Gözleri. O masalsı dokusuyla en etkilendiğim metinlerden biri. Satırlar boyu Nahiri yeşilin nasıl bir renk olabileceğini düşündüm. Rüyayla gerçeğin yer değiştirdiği, gözlerin bir insanın benliğinin en önemli parçası olduğunu anlatan hikâye, arayışlarımız üzerine de düşündürüyor. Bir ömür boyu aradığımız, gördüğümüz, bildiğimiz şey aslında "Bir ben var bende..." sözlerinin işaret ettiği gerçek olmasın? İki Çay, "Bazılarının kaderini bir veba, bir bulaşıcı hastalık gibi nefesinde taşıyıp başkalarına bulaştırdığını düşünüyorum." cümlesiyle başlıyor. Hayatımızdaki karmaşaların, çözüm bulamadığımız problemlerin kaynağını başkalarında değil kendimizde aramalıyız fikri üzerine kurgulanmış hikâye nasip, kısmet dediğimiz mevzuyu hatırlatıyor. Şans, baht, talih, uğursuzluk değildir bu, aslolan "Kader gayrete aşıktır." "Bereketi hep sonundaydı ama ben, son yudumu içemem, içemem o kadar." diyen bir adamın hikâyesi Son Yudumu İçemem hikâyesi. Hayatında yarıda bıraktığı ilişkileri, bir türlü itiraf edemediği gerçekleri bardağın sonunda biriktiriyor. Biriktirdiklerimiz kadarız sanki, bardağın dibindeki damlalar kadar. "Talihimiz yokluktan da nasibini almış, bitmesini istemezdik bir şeylerin." "Sadece bir kere çok yakınından geçtiler birbirlerinin. Hava güneşli değildi." Behzat ve Leman'ın kavuşamama hikâyesi Ufuk
Edebiyat
Yol UçurumuAybüke Akgül · Şule Yayınları · 202534 okunma
Puan vermedi
Merhaba Bugün masamda Ayşe Erbulak’tan Kanlı Kanatlar kitabı var. Bir süredir polisiye türünden uzak kalmış biri olarak, bu türle aramdaki buzları eritmek için bundan daha sürükleyici bir tercih yapamazdım sanırım. Daha önce Ahmet Ümit’in birkaç eserini okumuş olsam da genel anlamda çok sıkı bir polisiye okuru sayılmam; ancak buna rağmen bu kitap beni daha ilk sayfalarından içine çekmeyi başardı. Kitabın en dikkat çekici yanı, alışılagelmiş "Katil kim?" sorusuna odaklanmak yerine, katili daha en başlarda bize hissettirmesi. Yazar burada odağını suçluyu bulma ve o karanlık süreci deşifre etme üzerine kurmuş; bu da hikayeye farklı bir heyecan ve merak unsuru katmış. Toplamda birkaç saat içinde, bir çırpıda bitirebileceğiniz kadar akıcı ve tempo dolu bir roman. Olayların başlangıç yeri Yıldız Koleji. Ünlü ve prestijli isimlerin çocuklarının eğitim gördüğü bu okulun mezuniyet töreni, hiç beklenmedik sarsıcı bir patlamayla sarsılıyor. Birçok hayatın yarım kaldığı bu felaket, aslında buzdağının sadece görünen kısmı. Kanlı Kanatlar, parıltılı dünyaların altındaki o derin ve karanlık hesaplaşmaları, bir suçun anatomisini çıkarır gibi önümüze seriyor. Karakterlere dair psikolojik gözlemlerin ön planda olduğu harika bir anlatım. Ve sonu hiç beklemediğim bir şekilde bitti. Cinayeti çözmeye çalışan ekip bana bir tık bir zamanlar tiryakisi olduğum Behzat Ç dizisini de anımsattı. İzleyenler bu kitabı sever gibi hissediyorum:) Sanırım bu kitaptan sonra biraz daha polisiye okumayı devam edeceğim gibi görünüyor. Yazarın kalemini çok sevdim. Öyle dümdüz olay örgüsü anlatan bir polisiye değil. Edebi yoğunluğu da yüksek. Ve temposu da harika olduğu için hiç sıkılmadan bitirebiliyorsunuz. Eğer sizi yormayan ama merak duygunuzu sürekli diri tutan bir kitap arıyorsanız, bu romana mutlaka
Kanlı KanatlarAyşe Erbulak · Eksik Parça Yayınları · 018 okunma
7/10
·184 syf.··
2020 35. kitabı
Gerek filmleri, gerekse dizileriyle çok başarılı bulduğum bir isim Nejat İşler. Özellikle Barda, Kaybedenler Kulübü ve Behzat Ç gibi yapımlarda oyunculuğu bambaşka seviyedeydi. İşler, oyunculuktaki bu başarısını "Gerçek Hesap Bu!" ile şimdi edebiyat dünyasına aktarıyor. Bir otobiyografi kitabıyla karşımızda, anılarını samimi bir dille okura aktarıyor. Gençliğinden yetişkinliğine giden yolda, anılarını bir bir canlandırıyor. Gençlik yılları, hayata adımını atıp küçük iş denemelerine başlaması, sinema ve diziye gönül verişi, tanışıp yakın olduğu sanatçı dostları gibi anıları bu otobiyografide yer alıyor. Tüm bu anılara, yazarla ilgili fotoğraflar ve her bölümün sonundaki Nejat İşler aforizmaları eşlik ediyor. Yalın bir üslup tercih eden Nejat İşler'in samimi bir anlatımı var. Okurla hemen bir bağ kuruyor sıcakkanlı anlatımıyla...
Edebiyat
Gerçek Hesap Bu!Nejat İşler · Can Yayınları · 20232,655 okunma