Pat diye gözlerini açmak falan dedikleri şey yalan. Bulanık sudaki nişasta yavaş yavaş dibe çöküp de yüzeyin billurlaşmadı gibi, sonunda yorulup gözlerini açıyorsun. Sabahlarda hiç utanma yok. İçimi dolduran üzüntü katlanılacak gibi değil. Nefret ediyorum, nefret. Sabahları en çirkin halim. Bacaklarım bitap, şimdiden hiçbir şey yapasım gelmiyor.
Bir kutuyu açmışsın da içinden daha küçük bir kutu çıkmış, o küçük kutuyu açtığında yine daha küçük bir kutu çıkmış, pnun da açtığında içinden yine küçük bir kutu çıkmış, yine küçük bir kutu çıkmış, böyle böyle yedi sekiz kutuyu açınca donunda zar kadar bir kutu çıkmış da onu açıp baktığında içinde hiçbir şey olmadığı, bomboş olduğunu görmüşsün gibi bir his.
Seni yalnız bıraktım diye
Mezarından bile koşarak geliyorum eve.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Bizden geçti de, ...
Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede?