Evdeki Tuhaf Olaylar-Josh Malerman
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 21:11
Korku kadar insana yaşadığını hissettiren bir şey daha var mıdır? Bir çocuk bir gecede büyümemeli. Olay Yeri Kitap Kulübümüzde Haziran ayının son kitabı olarak Evdeki Tuhaf Olaylar kitabını okudum. Kitap sekiz yaşındaki Bela'nın Öbür Anne isimli kötü bir varlığın,"Kalbine girebilir miyim?" diye sormasıyla başlıyor . Bu durumu anne ve babasına belli etmemeye çalışıyor. Çünkü kötü varlığın onlara zarar vereceğini düşünüyor. Fakat zaman geçtikçe öbür anne sabrını yitirmeye başlıyor ve kötü şeyler yapıyor. Kitap benim için çok hızlı akan bir kitap oldu. Ve çok beğenerek okudum. Korku anlamında beni germedi ama Bela'nın ailesinin ilişki durumu beni etkiledi. Çünkü çocukken bende aynı sorunları yaşamıştım. Bela ve babasının her diyaloglarını çok hoşuma giderek okudum. Ve kitap da çok fazla anlam çıkardığım yerler oldu. Küçük bir çocuğun yaşadıkları ve aslında güvende olması gereken ailesinin yanında o güveni ve masumiyeti zamanla kaybediyor. Son sahnelerde Bela'ya o kadar üzüldüm ki. Küçücük çocuğun o yaşta öğrendiği gerçekler çok yıkıcıydı. Kitapta en problemli karakter bence anne karakteri. Çünkü kızına gereken değeri vermiyor ve yaşayamadığı hayattan ötürü içten içe çocuğunu ve eşini suçlandığını düşünüyorum. Zamanla anne ve baba karakterleri sürekli tartışmaya başlıyor. Bela ise küçük yaşta bunları görerek etkilenmeye başlıyor.Korku bireysel bir şey olduğu için kitabı okurken etkilenen insanlar olabilir. Ama bence herkesin bu kitaba bir şans vermesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kitap sadece 8 yaşındaki bir çocuğun ağzından yazıldığı için neyin gerçek neyin hayal gücü olduğunu sorguluyoruz.Bir süre etkisinden çıkamayacağım bir kitap olacak . Kitaba puanım:9/10
1000Kitap
Evdeki Tuhaf OlaylarJosh Malerman · Olimpos Yayınları · 202689 okunma
8/10
·112 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:13
Albert Camus un okuduğum ilk eseri oldu. Yazarın dq çıkış yapan ilk kitabıymış zaten. Yazarla böyle tanışmış oldum, kendi ruh halime de biraz yakın bulduğum için severek okudum. Tek beğenmediğim yanı bazen * saçma sapan cümle kalıplarının olmasıydı *. Yani o an dünyayla kendimi çok benzer, çok kardeşçe buldum, bu yüzden mutlu oldum, diyor. Senin dünyayla ne ortak yanın olabilir Allah aşkına :)) tek sevmediğim buydu o da zaten 1 2 cümle tek vardı kitabın sonuna doğru. Olay örgüsüne gelirsek mersault adında ( soyadı) karakterimizin annesinin ölümüyle birlikte defin işlemleri için huzur evine gitmesiyle başlıyor. Ve hayata karşı aşırı kayıtsız, umursamaz, vurdumduymaz biri olan karakterimiz bu ölüm olayını bile gayet normal bir şey gibi çay, kahve elde sigara ile karşılayıp, bitse de kurtulsam kafasında olan biri. Ha bu kayıtsızlığı ilerde başına çok büyük bir bela açacak ve biz de bunu okuyacağız :)). Karakter hakkındaki kendi fikrimi yazacak olursam da bence kitaba da ismini verdiği gibi Yabancı biri. Herkese, her şeye yabancı. Sevmeye yabancı, sevilmeye yabancı, öfkeye yabancı, kıskançlığa yabancı, insanların kırılıp kırılmamasına yabancı... Robot gibi takılıyor. Takıldığı kız arkadaşı Beni seviyor musun, diyor mesela. Cevabı ; sevdiğimi sanmıyorum ama bence önemsiz zaten, oluyor. :) Yani bence karakterin canlı ve insanlarla ortak tek duygusu libidosu. Onun dışında ruhsuz bir adam. Bezgln Bekir var bizim burada onun gibi bir şey. Henüz mersault kadar ruhsuz olmadım ama gittikçe ona benzediğimi de hissetmiyor değilim. O yüzden hissederek, onun ruh haliyle okudum ben. Severek okudum. İsteyen de okusun.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
"Bir özür dilememek için kırk takla atanların dünyası... Neden, diye düşündü Ali Nazik. Bir başkasından özür dilemek, hata yaptığını düşündüğünde bir adım atabilmek, birilerine yardım etmek, nazik olabilmek... Bunun nesi kötü olabilirdi?" Bu soru aslında yalnızca Ali Nazik'in değil, hepimizin sorusu. Çünkü günümüzde özür dilemek çoğu zaman bir zayıflık, hata kabul etmek bir yenilgi gibi görülüyor. Oysa Ali Nazik, tam tersine, insanı güçlü yapan şeyin nezaket ve empati olduğunu gösteriyor. Roman boyunca Ali Nazik'in yolu Bela Hüsnü, Çiçek, Aysel, Vefa, Hasan, Hazan, Zamir ve Munis Öğretmen ile kesişiyor. Onları bir araya getiren şey tesadüf değil; her şeye rağmen iyi kalabilmeleri, birbirlerine destek olmaları ve umudu kaybetmemeleri. Bu yönüyle kitap, dostluğun ve dayanışmanın gücünü etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. "En çabuk kirlenen ellerimiz değil, kalbimiz oluyor. " Kitabın belki de en çarpıcı cümlesi bu. Çocuklara yönelik yazılmış olsa da bu söz yetişkinlerin de üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken bir gerçeği hatırlatıyor. İnsan bazen dış görünüşüne, başarılarına ya da sahip olduklarına önem verirken kalbini ihmal edebiliyor. Kırgınlıklar, önyargılar, bencillikler ve öfke zamanla kalbi kirletebiliyor. Ali Nazik ise okuruna kalbini temiz tutmanın, iyi kalmanın ve vicdanını korumanın önemini anlatıyor. Ali Nazik, nezaketin zayıflık değil güç olduğunu anlatan, dostluğu, umudu ve vicdanı merkeze alan değerli bir çocuk romanı. Çocuklara yalnızca okumalık bir hikâye sunmuyor; hayat boyunca yanlarında taşıyabilecekleri değerleri de kazandırıyor. Modern dünyanın karmaşasında kalbini temiz tutmak isteyen tüm çocuklar ve içindeki çocuğu inceliklerle büyütmek isteyen yetişkinler için…
Ali NazikAnıl Basılı · Timaş İlk Genç · 202655 okunma
9/10
·631 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 02:55
İlk defa bir kitaba inceleme yazıyorum. Öncelikle uzun bir aradan sonra tekrar fantastik okumaya başladığım için bu kitap bana resmen şifa gibi geldi. Hatta bu serinin ileride çok değerleneceğine inanıyorum. O yüzden şimdiden yerimi ayırtmış olmak bana ayrı bir keyif veriyor. Kitabın henüz Türkçe çevirisi yok. Ben İngilizce okudum ve dili oldukça akıcı, rahat okunuyor; bu konuda içiniz rahat olsun. Bu, yazardan okuduğum ilk kitaptı ama yarattığı dünyayı, karakterlerin hikâyelerini ve özellikle Aris ile Raker arasındaki uyumu çok sevdim. İhtiyacım olan enemies to lovers tam olarak buymuş dedirtti. Yazarın diğer serisini okuduysanız diye minik bir not bırakayım: Kendisi bu serinin daha karanlık ve daha spicy olacağını söylemiş. Bunun sebebi de bu serinin, tam anlamıyla yazdığı ilk yetişkin romanı olması. Kitap oldukça akıcıydı; hiçbir noktada kitaptan kopmadım. Sadece olayların bu kadar art arda yaşanması yer yer biraz yorucuydu (karakterin bela paratoneri olması bazı sahnelerde gereğinden fazla hissediliyor). Yan karakterlere de biraz daha yer verilebilirdi ama ikinci kitapta bunu telafi edeceğini düşünüyorum. Üstelik ikinci kitap da bu yılın sonunda çıkacak, yani devamı için uzun süre beklemeniz gerekmeyecek. Aşağısı belki biraz spoiler. Kitap boyunca “Oldular, olacaklar, allah kahretmesin, yine olmadılar” diye çıtırdan kafayı sıyırmalı, son 100 sayfada ise “NOLUYORUZ NE DİYORSUN SEN NASIL YANİ” diyerek soluksuz okumalı, oldukça keyifli bir deneyimdi benim için. Yazar finalde gerçekten iyi bir plot twist bırakmış. Henüz internette yeterince spoiler dolaşmıyorken okumanızı tavsiye ederim.
StarsideAlex Aster · Avon · 20261 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:53
İktidar öyle bir bela ki Hz. Peygamber’in “Onlar benim dünyadaki iki reyhanımdır (çiçeğimdir)." Diyerek sevdiği torunlarının sonu olmuştur. Kerbela Müslümanların yüreğinde dinmeyen sızı.”Cennet gençlerinin efendilerinden biri olan Hz. Hüseyin’in şehadeti tarihin belki de en sarsıcı ve de üzücü olayı. Kitapta Hz. Hüseyin’in şehit edilmesinin ayrıntılarını okudukça kalbim paramparça oldu. Bildiklerim yanında bilmediklerimi de öğrenince hayrete düştüm. Daha doğrusu kahroldum. Ben okurken dayanamadım. O zalimler( içimden daha ağır sözler söylüyorum) nasıl olurda bu kadar acımasız olmayı başardılar. Hangi koltuk O mübarek insanların hayatından daha değerli olabilir ki? Kitabın anlatımına gelecek olursam yazar bir konu hakkındaki tüm rivayetleri vermeye çalışmış. Kaynağın doğruluğu için bunu yapmış evet ama bu durum tekrara düşürmüş. Yezid hakkında aktardıkları beni biraz kızdırdı. Pişman olmuş falan filan…Doğrusunu Allah bilir ama Muharrem’e kan bulaştıran, bu mübarek ayın güzel olaylarına gölge düşüren o kafirin bir anlık bile pişmanlık yaşadığına inanmıyorum. Ve son olarak o kadar çok isim geçiyor ki kimin kim olduğu noktasında karışıklık yaşayabilirsiniz.
Zulme Direnen İmam Hz. HüseyinSüleyman Ateş · İlk Harf Yayınları · 201511 okunma
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:12
Günlerdir elimde olan bu kitap en az daha yazarın daha önceki kitapları kadar sarsıcıydı. Homo Sapiens, Homo Deus, 21. Yüzyıla 21 ders ve Neksus birbiri ardınca okunmayı hak eden bir seri. Yazarının dünya görüşü, cinsel yönelimi bana ters ve kabul edilir görmesem de bir tarih profesörü olarak tarihi yorumlaması oldukça objektif geldi. Bu kitabıyla bilgi ağlarının tarihsel gelişimini ve yapay zekanın insanlık uygarlığına yönelttiği tehdit ve tehlikenin ciddiyetine dikkat çekiyor. Dahası bu tehdidi insan olarak kendimizin, kendi başımıza bela ettiğimizi de defaatle tekrarlaması ve tüm bu gelişmelerin insanların kontrolünde olabilmesi için etkili telafi mekanizmalarımızı bir an önce geliştirmemiz gerektiğine parmak basıyor. Bir çok bölümde yazarın haklı çıkarımlarda bulunduğunu görebiliyorsunuz. Okunması gereken bir kitap. Ertelemeyin.
NeksusYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 2024761 okunma