Arkadaşlar Merhaba,
Akademik hayatım boyunca çeşitli üniversitelerde bulundum hocalar ve öğrencilerle temas kurdum. Eğitim fakülteleri ve diğerleri arasında ciddi bir kültür ve vizyon farklılığı gördüğümü üzülerek belirtmek istiyorum.
Eğitim fakülteleri ve öğrencileri, üniversitelerin, affınıza sığınarak söylüyorum lağım çukuru.
Eğitim fakültesine giden öğrenci de oradaki akademik kadroda büyük bir buhran ve hezeyan içindedir. Üniversite maalesef ki ülkemizde iş kapısı olarak görülürken buradaki öğrenciler ise ne iş ne de eğitim gibi bir gündemden, vizyondan, beklentiden yoksundur.
Bu yoksunluk hali bünyede bir disiplinsizlik ve başıboşluk hissi yaratmakta ve öğretmen adaylarımız zamanlarını kısa süreli hazlar peşinde yarın yokmuşcasına basit avuntu ve hazlara odaklı geçirmektedir.
Mevcut eğitim ve istihdam sistemi zaman içinde toplum nezdinde bir çok mesleğin şerefini ve gururunu iki paralık etmiştir. Bugün öğretmenlik ki kutsallığına bir şey söylemek istemem fakat gerçeklikten kaçınmanın yararı nedir ki; yıkımın ve erozyonun eşiğinde belki de çoktan hiç olmuştur.
Bir mesleğe saygı duymamız ve göstermemiz nedendir, bir çocuk neden büyüdüğünde asker olmak ister yahut bir iki yaş büyüdüğünde ondaki öğretmen olma isteği nereden gelir?
Bugün, oğlumuz okul ve sosyal çevresinde bir rol model edinecek olsa ve bu kişi tiktokcu öğretmeni olacak olsa, onun tüm aksak sosyal medya saçmalıklarına şahit ve alet olsa, olsa diyorum çünkü evladım yok, okuldan alırım ve onu hayata gücüm elverdiğince kendim hazırlamak zaruretinde kalırım.
toplum zaman içinde değişebilir ancak bu değişimi yönlendirecek olan kurum okuldur. Bu düzen ve gidişata dur denilmezse beka sorunudur. sonu yıkımdır.