belchonok

belchonok
@belchonok
21 yıldır hayatın altını çiziyorum, bazen üstünü de çizdiğim oluyor. Hayatı siyah beyaz bölüp, ince bir gerginlikle dengelemek. Fırından sızan turuncu buğu.
Şahsi verilerle ilgilenmiyorum, magazini dışarıda bırakın.
Magazin değil, makale odaklı iletişim.
99 kütüphaneci puanı
165 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
"Ben öğrencilerime, sabah kahvaltıyı birlikte yapamayacaksanız, iyi geceler diyemeyecekseniz, masal anlatamayacak ya da akşam yarım saat konuşmayacaksanız çocuk doğurmayın diyorum." — İlber Ortaylı
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Çocuklar her türlü ihmâl ve istismardan korunmalı, onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır." - Mustafa Kemal Atatürk
Alıntı
“Din, sıradan insanlar için gerçek, bilgeler için masal, iktidarlar içinse kullanışlıdır.” — Lucius Annaeus Seneca
Alıntı
"Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını yerinden kendisi oynatmalıdır." -İlber Ortaylı Tarihi sadece kitaplardan değil, bir tutku olarak sevmeyi ondan öğrendik. Müthiş bir zeka, eşsiz bir hafıza ve bir ömür dolusu bilgi... Yazdığı kitaplarıyla, bilgisiyle yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Türkiye çok büyük bir değerini yitirdi. Başımız sağ olsun. İlber Ortaylı Bir Ömür Nasıl Yaşanır?
1000Kitap
Van Gogh'u fırçası değil, insanların körlüğü öldürdü.
Vincent Van Gogh, kardeşi Theo'ya yazdığı mektupta der ki: “Benim resimlerimin değeri yok biliyorum, ama bir gün... Bir gün anlayacaklar.” Anlaşılmadan ölüp giden, ölüp gittikten sonra anlaşılan düşüncelerden biri o. Onu büsbütün bir insan olarak tanımlamak, ete kemiğe bürümek yanlıştı; çünkü o beden çürüyüp gitmişti toprağın altında ama o zihin, fikir ve nicesi yaşıyordu hâlâ. ​Ne çok acı çekmişti kim bilir bu değersizlik karşısında. Çünkü bir sanatçıyı sevmemek ona belki de hiç dokunmaz ama ürettiklerine değer vermemek… Çok amansız bir acıydı. Neredeyse emindim ki o, bu değersizlik hissiyle daha çok çizmişti. Daha az gayretle ama daha büyük bir tutkuyla. ​Sevgisizlik insanı öldürmezdi, insanı öldüren değersizlikti. Bir de üstüne anlaşılmamak eklenirse -ki bu, bir apseye birikmiş irinden daha beterdi- ölüm kaçınılmaz olurdu adeta. ​Ama bir gün… Bir gün anlayacaklar. Belki sevmeyecekler ama anlayacak; şans bizden yanaysa az da olsa değer verecekler. Yıldızlı Gece’yi kim gördü zamanında? Kim anladı? Kim geçti karşısına konuştu? Ya şimdi? ​Ama bir gün… Elbet bir gün. Er ya da geç bir gün. Üzüm Buğusu 1 - İhanet Dilan Durmaz
Alıntı