Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz diyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Ben tam dünyaya göre
Ben tam kendime göre
Ama sizin adınız ne?
Benim dengemi bozmayınız
Komplo teorilerine inanmanın başka bir avantajı da kişinin, kendi cahilliği ile yüzleşmek zorunda kalmamasıdır. Bu teoriler, oldukça karmaşık ve anlaşılması zor konuları, anlamış gibi yapma olanağı sağlar.
İlkel gereksinimlerin karşılamak amacıyla oluşmuş gruplar borderline düzeyindeki insanlar gibidir. Tutarlı kararlı bir kendilik ve nesne tasarımları yoktur. Birbirine zit fikirleri savunabilir, hasım gördükleri diğer gruplara ya da kendilerine dair algıları büyük değişiklikler gösterebilir. Ayrıca bugün dost olan yarın düşman, bugün düşman olan yer dost olarak algılanabilir.
Başkalarının kötü olduğuna kendimizi inandırırsak ve saptadığımız kötülüklere karşı çıkıyorsak, o zaman biz iyiyiz demektir. Artık kendi adımıza şüphelenmeyi daha kolay bastırabiliriz.
Bilindiği üzere E. Fromm, grup narsizmi diye bir kavram ileri sürmüş ve bazı grupların bireysel olarak karşılığın olmayan narsistik gereksinimleri yerine getirebildiklerinden söz etmişti. Kişiler yüceltleri bir gruba üye olarak kendilerini bu suretle daha değerli ve önemli hissederler. Böylesi topluluklar o gruba ait olmayı daha değerli ve anlamlı kılmak için bir dizi inanış geliştirir ve bir çeşit ideoloji yaratırlar. Mesela bir ülkedeki farklı futbol takımlarının taraftarları, en iyi takımın kendilerinin takımı olduğuna yürekten inanırlar. Bunu desteklemek üzere başarılar ve olumlu yanlarına abartır, başarısızlıklarını veya olumsuz yanlarını önemsizleştirirler