"Hem yakınsın bana,
Hem çok uzaksın.
Sanki aynı göğün altında değiliz.
Hem çok tanıdık,
Bir dengbêj ezgisi gibi içimde.
Hem çok yabancı,
Bilmediğim bir lügat gibi.
Sende biraz memleket var,"
Ama ben oraya dönemiyorum işte.
Belki de anılarımla yüzleşmek korkutuyor beni, Pelda.
Dengbêj dinlemek istemiyor ruhum.
Memleketten gördüklerimi yeniden hissetmek istemiyor.
Acıdan kırışan yüzleri görmek
İçimi parçalıyor, Pelda.
Bir gelebilsem...
Sadece ilkbaharda güneşe selam verişini görebilsem.
Çünkü benim memleketimde
Güneşi bile sen doguruyorsun,Pelda.
Belki de köklerimize inmeliyiz. Öyle ya, kökü derinde olan ağacı hangi yel devirebilir, hangi kara kış sarsabilir? Kök dediğin soydur, asıldır; bizi biz yapan o asil dayanaktır. Kişi adım adım ilerlemeli; arkasına bakarak, atalarının görgüsünden ve o birikmiş yaşanmışlıktan güç alarak...