Nihal

Nihal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
9 günde okudu
·
2025 12. kitabı
Nihan Kaya
8/10 · 7,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Alice Miller, (görünür şekilde) ağır istismara uğrayan çocuklarının tamamının istenmeyen çocuklar olduğu, ailelerin, istemedikleri çocuklara kötü muamele ederek onlardan intikam aldığı gerçeğine dikkat çekiyor ve "Anne olmak istemeyen bir kadını, anne rolüne zorlamak insan toplumuna karşı bir suçtur." diyor. 1989'da Katolik kilisesi, kürtajın büyük bir günah olduğunu inananlara bildirmek için Berlin'de on beş dakika boyunca çanlarını çalmış. Bunun çok şaşırtıcı ve büyük bir olay olduğunu söyleyen Alice Miller, şöyle yazmış: "Çanlar, insanları çocuk istismarından uzak tutmak için çalmamıştı. Hitler bütün Avrupa'da insanları kitleler halinde sürgüne gönderdiğinde, Stalin milyonlarca insanı öldürttüğünde, kiliseler çanlarını çalmamıştı. Halbuki yurtdışındaki kiliselerin Stalin'den korkmaları için bir sebep de yoktu."
Sayfa 285·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Doğmamış Çocuğa Mektup
Düşüncelerini istediğin gibi değiştirebilir, geliştirebilirsin. Benim gökte Yüce bir Tanrı konusundaki düşüncelerim de zamanla değişti. Sonunda, Tanrı'nın, Tanrı'yı aramanın kendisi olduğunu öğrendim. Dinler "Tanrı tanımlanamaz.", "Tanrı bilinemez.", "Tanrı görünemez." der dururlar; ama bunu yaparken bir yandan da "Tanrı böyledir.", "Tanrı şöyledir." diye Tanrı'yı tanımlayıp durmalarında çelişki görmezler. Tanrı, sorulardadır; ama onların her soruya cevapları vardır; sorulara cevaplarla karşılık verir, cevapları sorulardan öncelikli tutarlar. Evet, Tanrı tanımlanamaz, Tanrı bilinemez; ve sen, tanımlanamayan, bilinemeyen şey olarak, bu dünyada Tanrı'ya, Tanrı'nın gerçekliğine en yakın şeysin. Tanrı'ya ve doğal gerçekliğe hepimizden yakın biri olarak, belki bana Tanrı'ya dair bir şeyleri de, kulaklarımı, gözlerimi açabilirsem eğer, sen öğretirsin.
Sayfa 272·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Şimdi kurumsallaşmış şeylere ve kişilere karşı çıktığımızda, bunu öğrenmiş biri gibi, Efendi'ye karşı çıkar gibi karşı çıkıyoruz. Ergenlikte bir çocuğun Baba'sına sözde karşı çıkması, ama her karşı çıkma hareketinin Efendi'ye karşı çıkması olduğu için bu eylemin Baba'nın gücünü karşılıklı olarak daha da pekiştirmekten başka işe yaramadığı gibi, biz de karşı çıkma eylemlerimizi bir güce, Efendi'ye karşı, yukarıda bir yere koyduğumuz ve güç vehmettiğimiz kişilerin, kurumların gücünü daha da pekiştirerek gerçekleştiriyoruz. Bize öğretilen güç değerlerinin tamamen sahte olduğunu, aslında özgür olduğumuzu, çıkarmak için savaştığımız prangaların gerçekte hiç var olmadığını anlayamadığımız sürece, ister karşı çıkalım ister sevelim, içimizde kök salmış Anne ve Baba yerine koyduğumuz kendi Efendi'lerimizi yaratmaya, severek ya da karşı çıkarak onları yeniden ve yeniden yaratmaya, güçlerini pekiştirmeye devam edeceğiz. Bu döngüyü çözebilmenin tek yolu, ebeveyn-çocuk döngüsünü çözümlemek, içimizdeki çocuğun ve çocuğun hislerini anlamaktır.
Sayfa 262·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Siz çocuklara kurban edilebilecek varlıklar olarak yaklaşırsanız, onları kurban ettiğiniz değerler ne kadar yüce değerler olurlarsa olsunlar, çocuklar büyüdüklerinde kendilerine reel ya da sembolik diktatörlükler yaratır ve diktatörlerine sizin çocuğa şiddetinizle doğru orantılı bir sevgiyle bağlanırlar, baskıyı ve zulmü normalize ederler, bunları benliklerini ezen durumlar olarak görmezler.
Sayfa 259·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan