Nihal

Nitekim bizim böyle bir kötülüğü nasıl yapabildiğine akıl sır erdiremediğimiz hemen herkes, yaptıkları kötülüğün iyilik olduğuna son derece kani şekilde yapıyor o kötülüğü. "Evet, Yahudilerin ölmesi onlar açısından bakarsak kötü olabilir. Ama Yahudilerin ölmesi dünyayı daha iyi bir yer haline getirecekse bu ölüm iyi bir şey. 'Büyük iyilikler' için böyle küçük kötülükler her zaman elzemdir." diyor Naziler. Birine kasıtlı olarak kötülük yapan biri, kendi iyiliğini 'greater good' (daha büyük fayda) gördüğü için yaptığı kötülüğün totalde iyi bir şey olduğunu düşünüyor. Konu ister vatan olsun, ister aile/toplum, ister kişisel konular, iyi bir şeyler için birilerinin ya da bir şeylerin 'feda edilmesi' gerektiği düşüncesi, kötülüğün en yaygın kaynağıdır. Anne-babalar da, "Evet, çocuğuma bu yasağı koymak, şuna izin vermemek vs bana da çok ağır geliyor. Ama çocuğumun iyiliği için bunu yapmak zorunday/d/ım." derken aynı kaynaktan besleniyorlar.
Sayfa 241·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Daha önce de birçok kere bahsettiğim gibi, insana zarar veren, onu hasta yapan geçirdiği üzücü olaylar değil, bu olaylar sırasında çektiği acıdan bahsedememesi, onu dile getirememesi, öfke, hiddet, üzüntü, çaresizlik gibi duyguları göstermesinin ve yaşanmasının yasak olması karşısında duyduğu ümitsizliktir.
Sayfa 238·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Ne kadar iyi niyete sahip olursak olalım, her şeye kadir olmadığımızı, birçok baskı altında bulunduğumuzu, çocuğumuzu istediğimiz gibi sevemediğimizi anlamamız belki bizi üzecektir, fakat bu durumlar yüzünden asla suçluluk duymamalıyız. Çünkü suçluluk bize, sahip olmadığımız bir güç ve özgürlük hakkı tanır. Suçluluk duyarsak, çocuğumuzun da suçluluk duymasına ve tüm hayatı boyunca bize bağlanmasına neden oluruz. Fakat üzüntü duyarak onu serbest bırakabiliriz. Üzüntü ve suçluluk ayrımı belki de, nesiller arasındaki suskunluğun bozulmasına yardımcı olabilir. Bir şeyden dolayı üzüntü duyabilmek, suçluluk duymanın tersidir. Üzüntü, bir şeyin böyle olmuş olması ve geçmişin değiştirilemeyecek olmasından duyulan acıdır. İnsan utanç hissetmeden bu acıyı çocuklarıyla paylaşabilir. Fakat suçluluğu ya bastırmaya ya da çocuklarına atmaya çalışır, veyahut her ikisini de dener.
Sayfa 236·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
‘Duyarlı’ bir üyenin olduğu ailelerde, ailenin farklı bir psikolojik donanıma sahip olan diğer çocukları aynı şekilde muamele görseler bile kendilerini eziyet görmüş gibi hissetmeyebilirler. Çocukların farklı ihtiyaçları, farklı ‘deri kalınlıkları, acıyı algılamada farklı kapasiteleri’ vardır. Deyim yerindeyse, en az ‘alıcıları’ olan çocuk, istismarı bilinçli olarak en az hissedecektir. En çok duyargaları olan çocuksa, her şeyi bilinçli olarak hissedecek, belki başkalarının yaralarını da duyumsayacaktır. Bu gerçek olma ya da gerçek olmama meselesi değil, etraftaki iletileri alma yeteneğine sahip olma meselesidir.
Sayfa 235·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Çocuğunuzun kendisine saygısı olan, başı dik bir insan olmasını istiyorsanız, onu kendiniz dahil hiç kimse karşısında avuç açmaya mecbur bırakmayın. Çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği kadar paranın kendi elinde olmaması, onun gururunu hiçe saymaktır; çocuğu dünyaya getirmek ama sonra bu varlığıyla çaresiz bırakmaktır. Çocuğun parayı kaybedeceğinden, doğru harcayamayacağından korkuyorsanız, “Bu para bu çocuktan değerli.” diye düşündüğünüz hissini çocuğunuza yerleştirdiğinizi bilin.
Sayfa 230·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan