Bu öğretmenin söylediği gibi 'her gün iki saat' (evet, yataktaki '8 saat' gibi!) piyano başında oturup çalmaya zorlanmış olsa da öğrenirdi çalmayı kuşkusuz. Ama bu yaratma coşkusuyla çalıyor olmazdı. Ruhsuz, kurallara tabi, stabil, hata yapmamaya çalışarak ve belki hatasız çalardı. Şimdi ise sadece elleriyle değil, bedeninin her hücresiyle, var olduğunu duyarak ve bize de hissettirerek, çok büyük bir mutlulukla çalıyordu.