Sanayi Devrimi'nin beraberinde getirdiği değişimler, üretim biçimimizde büyük bir dönüşüme neden oldu. Geçimlik ekonomi ve onun sadece kılcal damarlarında gerçekleşen mekanik üretim yerini tam anlamıyla kitlesel üretim yapan atölyeler ve fabrikalara bıraktı.
Bazı düşünürler bunun gerçekleşmemesi gereken bir sosyo-ekonomik dönüşüm olduğunu vurgularlar. Örneğin, John Zerzan modernite/uygarlık kavram çiftini karşısına alacak kadar ileri gider. Ivan Illich ve Jacques Ellul gibi bazı düşünürler ise daha dengeli eleştiri sunark, yaşanılan gelişmelerin otantik hayatımızda neleri törpülediğini ifade ediyorlar.
Dünyayı tam anlamıyla işlenmiş mallara boğarken, eşitlik, ekonomik büyüme ve bolluk gibi kavramları yeniden düşünmemiz gerekiyor.