Ama aramızda bir fark daha vardı:
O, uçurumun çevresinden yolunu nasıl dolandıracağını biliyordu; oysa ben onu tam da uçurumla arama yerleştirmiştim. O benim koruyucum, yol göstericim, benim sesimdi. Belki de onunki, benim umutsuzca prova ettiğim kendi yaşamımdı.
Doğrusunu söylemek gerekirse onun gerçek adını dahi bilmiyordum. Auri sadece ona yakıştırdığım bir isimdi, fakat kalbimde onu hep küçük ay perim olarak görüyordum.