Berna

Berna
@belvedia
Her katil cinayet mahaline geri döner..
Lisans
1984
195 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·672 syf.··
2025 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 05:36
Seriyi okumak isteyenlere tavsiyem fazla ara vermeden okuyun. Geniş kapsamlı, ayrıntılı ve çok fazla karakterin olduğu bi kurgu çoğu karakteri olayı hatırlamama rağmen bi çoğunu da hatırlayamadım. Geriye dönüp bakmak zorunda kaldım ve bu beni yordu. Yazar kitabı çoklu anlatıcı üslubuyla yazmayı tercih etmiş. Darrow, gama kızılı Lyria, eski Ares'in oğlu Ephraim ve Lune hanesinin varisi Lysander tarafından anlatılıyor. Kötü değildi ama ben pek sevemedim. Lysander'in anlattığı kısımlar sıkıcıydı yada sabah şövalyemiz Cassius cok pasiflestirildiği için bana öyle geldi. Ephraim anlattığı kısımlar çok eğlenceliydi. Lyria'yı okurken de üzülmekten yoruldum. 10 yıllık bi zaman atlamasıyla başlıyor kitap ve bu süreçte Cumhuriyet kurulmuş savaşlar devam ediyor ve bu yüzden Cumhutiyetin gerektirdiği eşitlik özgürlük kısmen yerine getirilmiş. Pembeler yine seks kölesi, obsidiyenler ölüm makinesi, griler ve diğer bütün renkler hangi köle sıfatında eğitildiyse aynı düzen devam ediyor. Altınlar yine baştacı sırf bi altın istedi diye bi kızıl gözaltına alınabiliyor. Cumhuriyet, madenlerde ki sefalet ve ölümden kurtardıkları kızılları kamplarda ki sefalet ve ölüme terk etmiş. Renkler bile kendi içinde birbirini öldürüyor. Darrow doğru bildiklerini yapmak uğruna düşmanlarına benzemeye başlamış ve düşmanlarının son hamlesiyle de ok yaydan çıktı. Demir Altın tempo olarak dört kitabın içinde en düşük olanı. Severek okuduğum bi seri ama ilk üç kitabı okuduğum heyecanla okumadım. Karanlık Çağ'ın alt yapısını oluşturmaya çalıyor diye kendimi teselli ede ede okudum ve acısının çıkacağından şüphem yok. Uluyanların Darrow'un karşına geçip onu eleştirip suçlayıp herşeyi saydırdıktan sonra "Yaşasın Azrail" dedikleri gibi bende keyifli okumalar diyip "YAŞASIN AZRAİL" diyorum.
Demir AltınPierce Brown · Pegasus Yayınları · 2018300 okunma
Reklam
Puan vermedi·217 syf.··
2025 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2025 22:15
"Tüm dünyanın büyük bir cezaevi gibi olduğunu ve cezaevlerinin yalnızca dünyanın abartılı bir biçimi olduğunu düşünüyorum." Patricia HighsmithPatricia Highsmith İşlemediği bir suç yüzünden cezaevine giren altı yıl hapis cezasına mahkum edilen mühendis Carter hapse girdikten birkaç hafta sonra gördüğü işkence yüzünden parmaklarında hasar oluşur. Yaşadığı fiziksel acılarla baş etmeye çalışırken bi taraftan da bu süreçte eşi ve avukat arkadaşı arasında bi ilişki olup olmadığı şüphesiyle psikolojik eziyet altında günlerini geçirir. Altı yıl sonra tahliye olur ve kitap tam da burdan sonra başlar.. Carter çok büyük aşkla sevdiği eşiyle arasındaki cam hücreden kurtulmuştur ama şimdi de hapisteyken aralarına giren kişiler, değişen duygular yüzünden mesafeler girmiştir. Bu sorunları ortadan kaldırmak istedikçe hata yapar yaptıkça vicdanını kaybettiğini farkeder. Patricia Highsmith klasiklerin dışında, farklı kurgusuyla psikolojik gerilimi zirvede yaşatıyor okuruna. Özellikle polisiyeseverlere farklı bir şeyler okumak istiyorum ama ne okusam diyorsanız ki ben genelde derim tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Cam HücrePatricia Highsmith · Ayrıntı Yayınları · 199955 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2021 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 18:06
Bunlar nasıl yaşıyorlar? Cevabı şudur: Onlar yaşamıyorlar. Yaşamın ne olduğunu bilmiyorlar.Ancak ölümün merhametiyle kurtulabilecekleri hayvanca bir yaşam sürdürüyorlar." Jack london İngiltere'nin doğu yakasındaki sefaleti duyduklarındansa yaşayarak görerek resmi kaynaklardan da edindiği bilgilerle gerçekleri ıspatlayarak kaleme aldığı muhteşem bi kitap. Yasalara göre evsiz barksızların gece uyumalarına izin verilmeyen insanlar, mantığı yok yaptım oldu.! Gündüz sokaklarda uyurken üstünden atlayarak geçilen kimsenin görmediği görse de dalga geçtiği insanlar.! Tek kişilik odalarda 6-7 kişinin yaşamaya çalıştığı, uyumak için bile fare nöbeti tutmak zorunda kalan insanlar. Tıkır tıkır işleyen bir hukuk sistemi! sefil hayatına son vermek isteyip ölmüşse çok şanslılar aksi durumda intihara teşebbüsten mahkum edilen uçurum insanları.Bu birkaç basit örnek benim yazmaya tahammül edebildiklerim edemediklerimi de umarım merak eder okursunuz. Şiddet gören kadınlar, 5 yaşına göremeden ölen çocuklar, işsizlik, iş bulma lüksünü elde edip temel ihtiyaçları bile karşılamayan ücretler, sağlıksız koşullarda çalışmak, yaşamak bunlardan bahsetmiyorum bile.Sayfaları çevirdikçe yoksulluğun, açlığın, zerre değeri olmayan hayatların daha kötüsünü okumam sanıp daha kötüsünü okudum.Çaresizliğin sesi olmaya çalışmış bu kitabı mutlaka okuyun.
Uçurum İnsanlarıJack London · Siyah Beyaz Yayınları · 20114,551 okunma
10/10
·288 syf.··
2021 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 18:06
Jack London kaleminin karizması diye bi gerçek var. Vahşi yaşamda ve insan-hayvanların arasında hayatta kalma mücadelesi.Yaşadığı yerlere kişilere uyum sağlamaya çalışan ve başaran asil zeki  bir kurt köpek Beyaz Diş. Bilinmeyenden korkan her daim temkinli.Kitabın başından sonuna sadakat örneği. Boğazım düğümlenerek okudum. Nefes kesen bir romandı. Mutlaka okuyun derim.
Beyaz DişJack London · Ayrıntı Yayınları · 201695,5bin okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 17:15
Yazarımızla tanışmam Deniz Feneri kitabıyla olmuştu ve iyki öyle olmuş.Bilinç akışı tekniğiyle yazdığı için bu kitapla acemiliğimi bi nebzede olsa atmış ve Kendine Ait Bir Oda'yı daha iyi anlama fırsatı yakalamış oldum.Yazar aklına geleni olduğu gibi aktardığı için anlamakta zorluk çekiyosunuz. 92 yıl önce yayınlanmış bi kitapta bugünü okumak, kadının bugün hala toplumda kendine yer edinmeye çalışması, günümüzü bakınca maalesef çırpındıkça batmışız gibi. Kitabı şaşırarak okumak isterdim ama üzülerek okudum, bugün daha kötü şeyler yaşadığımız için.. Kitabın özü kadın ve edebiyat.Erkek egemen edebiyatın içinde var olma çabası ki eşitsizliğe ve maruz kaldıkları zorluğa  rağmen. Yazarımız erkekleri eleştiriyor evet ama kadını da bi o kadar eleştiriyor.Bazı kadın yazarların erkek adı kullanarak kendilerini gizlemelerini karşı çıktığı geleneğe biat etmek olarak nitelendiriyor. Kadınların yaşadıkları dönemler de edebiyatın içinde var olmaya çalışırken  yeteneklerini ne kadar sergileyebilmişler bunların analizini yapıyor.Jane Austen'in elinde olmayanı istememek düşüncelerini özgür kılıyordu belki  doğası gereği yeteneğini olduğu gibi yansıttığını yazıyor.Emily Brontë ve Jane'nin eleştirilere, o döneme ve ataerkil topluma rağmen korkmadan yazdıklarının arkasında  durmasını başarılı buluyor.Charlotte Brontë ise hak ettiği özgürlükten yoksun bırakıldığı için  öfkesinin onu yönettiğini ve bu yüzden yazılarında yeteneğini sergileyemediği (diğer yazarlardan daha yetenekli olduğunu düşünüyor) yorumunu yapıyor. Varsayımları, karşılaştırmaları ve öğütleriyle dolu dolu çok güzel bir kitaptı.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,1bin okunma
Reklam