Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 9 dk.
Sayfa Sayısı:
217
Basım Tarihi:
Ocak 1999
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Orijinal Adı:
The Glass Cell
ISBN:
9789755392684
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·217 syf.·
2023 208. kitabı
Eşine aşık ve her gün mektuplaşarak ayakta kalan Carter, kendi içinde çaresizliğin dibini boylayıp daha sonra umuda tutunuşunu kademe kademe izliyor olmak olağanüstü bir deneyimdi benim için! Dilinin yeraltı edebiyatına yatkın oluşu yer yer gerçeklik konusunda sizi biraz ürpertebiliyor. Lakin her satırı okumaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ayrıntı yayınlarının "Kara Kitap" serisinden çıkan bu eser bildiğim kadarıyla basılmıyor. Fakat sahaflarda gözünüze çarparsa bakmadan geçememenizi öneririm. İyi bir işi ve onu çok seven bir eşi olduğuna inanan bir adamın, böylesine kısa bir sürede nasıl hayatının ellerinin arasından farkında olmadan kayabilir? Merak bu kitabın olmazsa olmazı olduğunu unutmayın!
Edebiyat
Cam HücrePatricia Highsmith · Ayrıntı Yayınları · 199955 okunma
Puan vermedi·217 syf.··
2025 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2025 22:15
"Tüm dünyanın büyük bir cezaevi gibi olduğunu ve cezaevlerinin yalnızca dünyanın abartılı bir biçimi olduğunu düşünüyorum." Patricia Highsmith İşlemediği bir suç yüzünden cezaevine giren altı yıl hapis cezasına mahkum edilen mühendis Carter hapse girdikten birkaç hafta sonra gördüğü işkence yüzünden parmaklarında hasar oluşur. Yaşadığı fiziksel acılarla baş etmeye çalışırken bi taraftan da bu süreçte eşi ve avukat arkadaşı arasında bi ilişki olup olmadığı şüphesiyle psikolojik eziyet altında günlerini geçirir. Altı yıl sonra tahliye olur ve kitap tam da burdan sonra başlar.. Carter çok büyük aşkla sevdiği eşiyle arasındaki cam hücreden kurtulmuştur ama şimdi de hapisteyken aralarına giren kişiler, değişen duygular yüzünden mesafeler girmiştir. Bu sorunları ortadan kaldırmak istedikçe hata yapar yaptıkça vicdanını kaybettiğini farkeder. Patricia Highsmith klasiklerin dışında, farklı kurgusuyla psikolojik gerilimi zirvede yaşatıyor okuruna. Özellikle polisiyeseverlere farklı bir şeyler okumak istiyorum ama ne okusam diyorsanız ki ben genelde derim tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Cam HücrePatricia Highsmith · Ayrıntı Yayınları · 199955 okunma
Puan vermedi·217 syf.··
2017 8. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2017 00:00
Ne denmeli, nasıl anlatmalı bu satırları okur sana inan bilmiyorum. Varlığın içinde yüzerken her şeyi bir anda kaybetmek gibi, kaybedişin ardından kazanma umudunu aslında hep içinde barındırmak gibi... Cümlelerim karmakarışık lakin siz siz olun Carter ile tanışın! 1984 ayarında, metaforsuz, dümdüz kaleme alınmış esaslı bir hikaye Philip Carter'ın ki. İftira sonucu cezaevine giren ve orada; uyuşturucu, işkence, ihanet ve cinayeti yaşayacak olan Carter'ın saydam hücresinden şahit olduğumuz acımasız yaşama adeta zorla bakmak zorunda kalıyoruz. Zor çünkü aklımızda hayalini kurup yaşanılanları sindirmek içinizi acıtıyor. Eşine aşık ve her gün mektuplaşarak ayakta kalan Carter, kendi içinde çaresizliğin dibini boylayıp daha sonra umuda tutunuşunu kademe kademe izliyor olmak olağanüstü bir deneyimdi benim için! Dilinin yeraltı edebiyatına yatkın oluşu yer yer gerçeklik konusunda sizi biraz ürpertebiliyor. Lakin her satırı okumaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ayrıntı yayınlarının "Kara Kitap" serisinden çıkan bu eser bildiğim kadarıyla basılmıyor. Fakat sahaflarda gözünüze çarparsa bakmadan geçememenizi öneririm. İyi bir işi ve onu çok seven bir eşi olduğuna inanan bir adamın, böylesine kısa bir sürede nasıl hayatının ellerinin arasından farkında olmadan kayabilir? Merak bu kitabın olmazsa olmazı olduğunu unutmayın! #camhucre #theglasscell #patriciahighsmith #ayrintiyayinlari
Edebiyat
Cam HücrePatricia Highsmith · Ayrıntı Yayınları · 199955 okunma
6/10
·217 syf.··
2022 27. kitabı
Highsmith’i, dilini, karakterlerini, kurduğu gerilimli,ürpertici atmosferi seviyorum. Ama bu, sıradan, özelliksiz bir polisiye/gerilim… ………………………………….:
Cam HücrePatricia Highsmith · Ayrıntı Yayınları · 199955 okunma
Puan vermedi
Patricia Highsmith’in Cam Hücresi, içine girdiğinizde bir daha çıkamayacağınız, adeta üzerinize kapanan bir hapishane gibi. Ama bu hapishane sadece karakterin değil, okurun da zihnine inşa ediliyor. Öyle ki, sayfalar ilerledikçe duvarlar daralıyor, hava ağırlaşıyor ve siz de başkahraman Philip Carter gibi, görünmez ama paramparça edici bir işkencenin tam ortasında buluyorsunuz kendinizi. Philip Carter, yanlış bir suçlama sonucu hapse atılan sıradan bir adam. Fakat Highsmith’in ustalığı tam da burada devreye giriyor. Onu sadece bir mağdur olarak göstermiyor, onun psikolojisini lime lime ediyor, en karanlık noktalarına kadar çekiyor bizi. İlk başta mazlum bir karakterle empati kurarken, sonrasında onun dönüşümüne tanıklık ediyoruz. İnsan ne kadar dayanabilir? Aklını ne zaman yitirir? Özgürlüğü elinden alınan bir zihin, o cam hücre içinde nasıl şekil değiştirir? Highsmith’in psikolojik gerilimi sadece olay örgüsüyle değil, karakterin iç dünyasına nüfuz eden diliyle de derinleşiyor. Tüm bu olup bitenler gerçek mi, yoksa Philip’in zihin hapishanesinin birer yansıması mı, diye sorgularken buluyoruz kendimizi. Gerilim, satır aralarında sinsice yükseliyor; öyle anlar geliyor ki kitaba dokunmak bile rahatsız edici hâle geliyor. Bu roman sadece bir hapishane hikâyesi değil; adalet, suç, delilik ve insan doğasının karanlık köşeleri üzerine bir tefekkür. Üstelik Highsmith, tipik bir “suçsuz kahraman” anlatısından çok daha fazlasını sunuyor. Okurun da bir cam hücreye kapatıldığı, çaresizce karakterle birlikte çırpındığı, her sayfada biraz daha sıkıştığı bir anlatı kuruyor. Son sayfa çevrildiğinde özgür hissediyor musunuz? Yoksa o cam hücre, hâlâ bir yerlerde varlığını sürdürüyor mu? İşte Highsmith’in gücü burada: Bittiğinde bile bitmiyor.
Cam HücrePatricia Highsmith · Ayrıntı Yayınları · 199955 okunma
8/10
·217 syf.··
2024 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 21:12
Film izler gibi okudum.. Aktı gitti.. Edebi değer noktasında tartışılır belki ama kısa cümleler, betimlemesiz anlatım filan derken kalbimi kazandı…
Cam HücrePatricia Highsmith · Ayrıntı Yayınları · 199955 okunma

Yazar Hakkında

Patricia HighsmithYazar · 23 kitap
Patricia Highsmith (19 Ocak 1921 - 4 Şubat 1995) daha çok psikolojik gerilim romanlarıyla tanınan, kitapları 20'den fazla filme kaynaklık etmiş Amerikalı polisiye yazarı. Hayatı 19 Ocak 1921'de Mary Patricia Plangman olarak Teksas'ta doğdu. Altı yaşında ailesiyle birlikte New York'a geldi, orada eğitim gördü. Yazar olmaya 16 yaşındayken karar verdi. İngilizce kompozisyon, dramaturji ve kısa hikâye yazımı dersleri aldığı Barnard College'den 1942 yılında mezun oldu. 1942 ve 1948 yılları arasında New York ve Mexico'da yaşadı, çizgi romanlar için hikâyeler yazdı. İlk romanı Strangers on a Train (Trendeki Yabancılar) 1950'de yayımlandı ve ses getirdi. Alfred Hitchcock'un 1951'de bu romanı aynı isimle filme uyarlaması ile büyük ün kazandı. Peşisıra diğer romanları da sinemaya uyarlandı. The Blunderer (Becerksiz) 1954'te, This Sweet Sickness (Tatlı Hastalık) 1960'ta, The Talented Mr. Ripley (Becerikli Bay Ripley) 1955'te, Ripley's Game (Ripley'nin Oyunu) 1974'te sinemaya uyarlandı. 1991'de yazdığı Su Altında Bir Ripley Serüveni adlı kitabını, Filistin intifadasına ve Kürtlerin mücadelesine adadı. İthaf sayfasına şu notu düştü: "İntifada’nın ve Kürtlerin ölülerine, ölenlerin, hangi ülkede olursa olsun baskıyla mücadale edenlere, yalnızca sayılmak için değil de vurulmak için ayağa kalkanlara… " Ne var ki, bu ithaf yazısı İsrail ve Türkiye edisyonlarında yer almadı. 1963 yılında Avrupa'ya taşındı, ömrünün son 12 yılını İsviçre Locarno'da geçirdi. 4 Şubat 1995'te lösemiden hayata veda etti. Ödüller 1946 : O. Henry Ödülü, En İyi İlk Hikaye, "The Heroine" 1951 : Edgar Ödülü, En İyi İlk Roman Adayı, Strangers on a Train 1956 : Edgar Ödülü, En İyi Roman Adayı, The Talented Mr. Ripley 1957 : Grand Prix de Littérature Policière, Uluslararası Ödül, The Talented Mr. Ripley 1963 : Edgar Ödülü, En İyi Kısa Öykü Adayı, "The Terrapin" 1964 : Dagger Ödülü İngiliz Polisiye Yazarlar Derneği En İyi Yabancı Roman Ödülü, The Two Faces of January 1990 : Chevalier dans l'Ordre des Arts et des Lettres Fransa Kültür Bakanlığı