Kimse neden Felsefe Taşı'nın ilk bölümünde bu kadar çok ağladığımı anlayamayacak. Lily ve James öldüğünde sadece Harry değil Remus ve Sirius da kimsesiz kaldı. Onca hatıraları, yurt odaları, Gryffindor toplanma odası, merdivenler ve diğer tüm anılar da kayboldu. Bir daha asla birlikte David Bowie dinleyemeyecekler, Remus'un dönüşüm günlerinde onunla birlikte bekleyecek, acılarına iyi gelecek kimse olmayacak, onu kimse Lily kadar anlamayacak. Sirius en yakın arkadaşıyla quidditch oynayamayacak. En kötüsü de en yakın arkadaşının cinayeti yıllarını beraber geçirdikleri Pettigrew, dostlarına ihanet ettiği için onun üstüne kalıp Azkaban'a hapsedilecek, Remus'u yıllar boyu göremeyecek. Hapishanede geçirdiği zaman, onlarla geçirdiği zamandan daha fazla olacak.
Yarım bıraktım yazar korkunç derecede saçmalamış bu kitapta. İlk kitap ne kadar güzelse bu o kadar kötüydü, sanki farklı insanlar, farklı karakterler okuyor gibiydim. Alex ve Tatya arasındaki aşkı hiç hissedemedim çoook kötüydü
Yaz BahçesiPaullina Simons · Pegasus Yayınları · 2018301 okunma
Eğer Luc Türkiye'ye uğrasaydı ve yolları bir şekilde Ahmed Arif'le kesişseydi
"Bir ufka vardık ki artık
Yalnız değiliz sevgilim.
Gerçi gece uzun,
Gece karanlık
Ama bütün korkulardan uzak.
Bir sevdadır böylesine yaşamak,
Tek başına
Ölüme bir soluk kala,
Tek başına
Zindanda yatarken bile,
Asla yalnız kalmamak."
şiirini okuyunca Addie'yi düşünürdü
Hiçbir olayı yoktu sonuna kadar okuyamadım bile, karakterler çok sıkıcıydı. Belli bir konusu yoktu boşuna zaman kaybetmeyin. Tamamen tropelar üstüne kurmaya çalışılmış ama onu da pek becerememiş yazar.
Sonuna kadar okumaya dayanamadım korkunç bir kitaptı. Bir karakteri 'takıntılı' yazmak farklı, bunu güzellemek farklı şeyler. Bu tür mide bulandırıcı erkek karakterleri ilk kim popüler yaptıysa onun ben babasının ağzına edeyim.
Yanlış NumaraC. R. Jane · Lapis Yayıncılık · 2025354 okunma