Uzun bir nefesin şişirmesi bu dünyayı,
ne kadim düşünce kalır söylendikçe,
ne zalim, ne ıssız düşer içine.
Ayrımlar lazım:
düşünceyle,
onu taşıyan yorgun nefesle,
koşturan sözlere verilen dikkatle.
Hepsi sıradan kalır benliğimde,
hepsi taşan yaralarım.
Ben öznenin içinde düşünürken,
yalnızlığı taşırken kaybolurum,
sen ki özlemimi tutan gökyüzü,
sen ki hikâyelerimin düşünürü.
Bulmaz bir kitap özümü,
yazmaz hiçbir hitap sözümü,
yalın kalmış kehribarın gözünde
sessizlik vermiş her çekişte yüzümü.