Unvan,sadece yalnız bir kadına sunulan iltifatkar bir kibarlıktı.
Sayfa 191·Kitabı okuyor
İçinde hep aynı cümle: "Siz gidin, ben çok yorgunum. Konuşacak çok şey, yürünecek çok yol var. Oysa ben çok yorgunum."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ocağının başında oturup yıldızların pencerenin önünden geçmesini seyrettim. Soguktum. Kış mevsiminde ta derinlerine dek donmuş bahçe gibi soguktum.
Sayfa 188·Kitabı okuyor
Ahid
Ahid; lügatte, zaman, asır, vasiyet, yemin, eman, Hakka riayet, söz vermek, mukavele yapmak, ödeyen olmak demektir. Allah Teâlâ'yı birlemek, bir söze inanıp güvenmek manasında kullanılmıştır. Ayet-i Celile'deki abid'den maksat ise, ruhlar âleminde bütün ruhların Allah'ın Rab olduğunu tasdik etmiş olmalarıdır. "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (Araf/172) yüce hitabına karşı "Evet" diye tasdikte bulunmuşlardı. Veyahut her insanın yaratılıştan sahip olduğu Allah'ı tasdik etme kabiliyetidir. Bu fıtratını kaybetmeyen herkes, bu kâinatı yaratan bir şanlı yaratıcının varlığına, onun ibadet ve itaati hak ettiğine aklen, fikren kanaat getirebilirler. I-41
Kitap Alıntısı
"Benimle neden ilgileniyorsunuz?" "Sizi iyileştirmeye karar verdim." "Ben hasta değilim." "Yaşamayı reddediyorsunuz."
“Gün daha önce çok ağırdı ama şimdi neredeyse hiç ağırlığı yok. Hiç. Çünkü ben de bir hiçim. Ağaçların tepesinden bakıldığında, karanlık çimenlerin üzerindeki minicik bir noktayım. İyi hissettiriyor. Bir hiç olmak.”
Sayfa 269·Kitabı okudu
Alıntı