deldi geceyi deliren bir kuşun gerdanını saran gergin urgan artık her organ biraz yorgun ve ben galiba ölüyorum yalnızlıktan günlere sarın iltihaplı bedenimi bir namussuz infilak vakti hortumlar çayırlıktan döne döne yükselirken karanlık gökyüzüne uykusuz geceyi usturayla bölen tuhaf bir hatıra dolayın ayak bileklerime fütursuz bir çocuğa kalkan ele sarılan anne gibi sarsın bedenimi morfin taşlara bağlayın hayatla imtihanımı ben bir ölüm marşı çalkalarım ağzımda yarım bardak ucuz şarapla taşlara bağlayın tutuklu tutkularımı emzirin beni bozuk süt, intikam ve günahla taşlara bağlayın annemin hayaletini denizler çekilirken şarkılar söyleyin morarmış cesetlerime tanrı uluyan kurdu vurdu artık her organ biraz yorgun ve ben galiba ölüyorum yalnızlıktan dar atıyorum kendimi sonsuzluğun ayaklarına doğru altı farklı intihar beğeniyorum üçüncü sayfalara zar atıyorum köpek köpeği yemiş sakın bakmayın bırakıyorum toy neşemi kağıttan bir geminin üzerinden demini almış kara suyun katı kararsızlığına yatağımın altında saklanan kudurmuş kadavraların sırtlarına basarak yetişiyorum yetişkinliğime göz bebeklerimi dağlıyor en karanlık imgelerin ölmeden az evvel gördüğü beyaz ışık amatör bir cerrahın elinde kana bulanmış arsız bistüri astigmat bir ağacın dalından uzağa düşen elmanın bastıramadığı histeri kalleşçe bir söylemin yavşak bir babayı iğneleme düsturu sen bozuk bir ayrılık makinesisin dünya lehimle beni piyanonun en esmer tuşlarına pavyonlara bağışla iç organlarımı sabıkalarımı bağışla biri delikanlı biri ceset iki mesleğim olsun köprüyü geçtiğimde
3 ay büyüktüm ondan o da 5 santim kadar uzundu benden savaş çıkarırdık ben yaştan zorbalardım o boydan şimdiyse ben gözyaşlarımla o mesafeleriyle savaşıyor
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şarkı sözü:)
Kimse bilmedi içimde ne koptu Sessizdim diye fark edilmedim Ben güçlü değilim sadece alıştım.
Fyodor Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanında hafızalara kazınan, insanı iliklerine kadar sarsan o muazzam sahne şöyle canlanır. Açıklamayı oku; Sefalet, aileyi dipsiz bir karanlığa gömmüştür. Sarhoş bir baba, veremden ciğerleri sökülen bir üvey anne ve açlıktan ağlaşan küçük kardeşler... Ailesini bu cehennemden çekip çıkarmak, bir lokma ekmek bulabilmek için Sonya, ruhunu lime lime eden, onu derin bir suçluluk ve tiksinti girdabına sürükleyen o yola sapmıştır: Fahişeliğe. Kendini feda etmiştir ama içindeki o saf, temiz inanç sönmemiştir. Raskolnikov, Sonya’nın o döküntü odasına gider. Onunla konuşur, ruhundaki o devasa yırtığı, o kor gibi yakan acıyı dinler. Ardından doğrulur, Sonya'nın gözyaşlarıyla sırılsıklam olmuş yüzüne bakar ve ansızın, sarsıcı bir hareketle genç kızın önünde diz çöküp ayaklarını öper. Sonya dehşet içinde, yüzü solmuş ve kalbi korkuyla sarsılmış bir halde geri çekilir: "Ne yapıyorsun? Benim gibi bir günahkârın önünde mi diz çöküyorsun?!" Raskolnikov, başını kaldırır ve insanlık tarihinin en ağır, en asil cevabını verir: "Ben senin önünde diz çökmüyorum Sonya; ben, tüm insanlığın çektiği o muazzam acının önünde diz çöküyorum."
Edebiyat
Mebrure-değilim
Ben sen değilim Senin gibi de değilim Eski ben gibi bile değilim Boşuna arama yorulma canım Bıraktığın yerde de değilim
Müzik
Bende evrenim ama inş bana da 165-170 boyunda(uzunda olsun 2 metreyide severiz) komik, esprilere gülen, anlayışlı, anime/kpop hayranı, sevgi almayı seven(ben vermek istiyorum;) mavi gözlü, açık kahve saçlı benimle beraber olabilecek bir şahıs istiyorum. Kardeş/abi bile razıyım

19.03

@Kradg27
·
Bugün evrene bana benimle kafayı bozmuş 1.60-1.65 boylarında ekran süresi 24 saat her şakadan anlayan çabalama konusunda yüzsüz kıskanç kısaca deccal 7/24 ilgiyi eksik etmeyen bi hatun göndermesi için tüm enerji menerji ne varsa hepsini gönderdim siparişim 2 güne hazır olur inşallah