Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Az önce sizin de söylediğiniz gibi; ben bu ülkenin siyasetçisi değilim, sanatçısıyım. Ve böyle bir ortamın içinde bile bulunmak istemiyorum. Yaptığım açıklamada da sizden öte sokakta direnen insanların yanında
olduğumu söyledim. Normal bir vatandaş gibi, hangi kesimde olduğumu belli ettim."
"Yirmi beş yaşındasın. Bırak da yarım asır yaşamış insanlar senden önce geberip gitsin." Benim temennim onların ölümünü görmemek değildi, benim ölümümü görmeleriydi. Cevap vermedim. Ne o beni anlayabilirdi ne ben onu. "Ölenin arkasından, ölenin ölmesine değecek kadar ağlanmaz Firuze. Annen evlat acısı çekse bile, senin istediğin kadar.Hiçbir acı senin ölmenden daha büyük olmayacak."
"İpin ucunu yakaladık, dedin. Beraber yakaladık." Ellerini iki yana açtı ve yine gözlerini kaçırdı. "Birimiz elini çekerse ip elimizden kayabilir. Kaldı ki babana güvenmiyorum," dedi. Omuzlarını kaldırıp indirdi ve bana baktı bu kez. "Madem benim evim olmaz, ne yapacağını görene kadar ben bu çevredeyim. Zaten çok da beklemez, her an basabilir burayı. Ilk öfkesini attığında en azından..."