Başkalarının düşüncesine göre hareket etmekten kim mutlu olur ki sırf birileri mutlu olsun her şey onların istediği gibi olsun diye kendi düşüncelerimizi ya boşveriyoruz ya da o an için unutuyoruz . Ama ben nasıl mutlu olacaksam öyle yaşayacağım kimse için değil önce kendim ve sonra sevdiğim için
Alperen Alparslan Gözen, 'Biri Leyla Olsun İsterdim' şiirinde şöyle söylüyor: ​Annem şiir gibi bir hırka örse Muhakkak ki Leyla’da görmek isterdim. ​Birini sevmeye başladığınız zaman her şeyi ona anlatmak istiyorsunuz. Bugün çaydanlık su sızdırdı sana anlatmak istiyorum; şimdi yolda yürürken aklıma bir şey geldi e ben yine koşup sana anlatmak istiyorum. Bir hırka var, Leyla güzelliğinden herkes büyüleniyor şiir gibi; ben sende görmek istiyorum. Biraz da şundan: Bu sana hayatımı ne kadar çok anlatırsam, o kadar çok hayatımda olursun, benden bir parça olursun. Her şeyi benim gözümle görebilmen mümkün olsaydı bunu yapardım; ama yapamıyorsam dilimle anlatmak zorundayım. ​Sevmeye başladığımız insana söyleyebileceğimiz en güzel şeylerden biri bu şüphesiz. Çünkü insanların birbirine tahammülü kalmadı ki artık; o kadar dinlemek istemiyorlar, o kadar anlatmak istemiyorlar ki... Bir şey oldu ve ben onu sana getirdim; sen de gör diye, sen de şahit ol diye, sen hafiflet diye...
Reklam
Evin ilk doğan kız çocuğu babasının kadın versiyonuymuş ya evet ben babamım😅
“en iyisi hangisi?” diye sorduğunda sustum biraz. çünkü bazı yazılar arasında seçim yapılmaz. birinde gecenin sessizliği vardı, birinde yarım kalmış bir özlemin izi, bir diğerinde ise kimsenin duymadığı iç konuşmalar ben o 29 iletiyi ayrı ayrı cümleler olarak değil, aynı kalbin farklı zamanlarda tuttuğu notlar gibi okudum. bu yüzden birini diğerinden üstün tutamadım. çünkü bazı satırlar güzel olduğu için değil, gerçek olduğu için insanın içinde yer eder. "Bir okucunun kaleminden"
Ben böyle biriyim işte desteklediği takım kaybedince bile üzülüp canı yanan
O dönemde yaşayan bir insan olsaydım. Ben de hapisteydim :)) Örgüt evinden bozma görünümlü kitaplığım :))

Radikalizmin Mistik Önderi

@radikalaycan
·
O’nun dokunulmazlığı yoktur. Adı Süleyman’dır ama soyadı Demirel değildir. Evet, Ankara’nın Tuzluçayır muhtarı Süleyman Ayten, geçenlerde evinde “yasak sol yayın bulundurduğu” gerekçesiyle gözaltına alındı, bir süre sonra serbest bırakıldı. Süleyman Ayten, yiğit bir halk lideriydi. Sözünü sakınmazdı.
Sayfa 35 - um:ag yayınları·Kitabı okuyor
Siyasi Tarih
Reklam
Reklam