9/10
·600 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 03:38
Her kitap bir öncekinden daha iyi oluyor. Kitap sonu yine merakta bıraktı ama en azından yarım değildi. Ve son kısımda Tory yine insanı yoruyor. Sonuç olarak Darius da Orion da isteyerek yapmadı ona bedel ödeteceğim üzgün olmak ne demek göstereceğim falan demek de şov yani. Birinin incelmesinde Tory ve onun ilişkileri için çok yorucu demişti ona çok katılmak. Lütfen acilen Darius ile olur musunuz prenses hazretleri. Benim hala favori ikizim Darcy tabii ki de. Ona bayılmak bu kitap boyunca saçını boyamasını bekledim şükür ki boyadı. Ona ve Orion'a bayılıyorum ya. İlişkileri de çok güzel bireysel olarak da çok iyi karakterler. Salak zorbalara katlanamıyorum. Onlar bana seri de ilaç gibi geliyor. Ve nolur dördüncü kitap çabuk gelsinnn ben iki ay nasıl bekleyeceğim. Ay birde zümrelerinin ortaya çıkması. Ben de ejderha olacaklarına çok inanmıştım oysaki. Neyseee.
HesaplaşmaSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 202682 okunma
AİLE HER ŞEYDİR
7/10
·128 syf.·
2026 36. kitabı
Yazardan okuduğum ikinci kitap. Ve ilk romanı. Kısa ve hızlı bir kitap oldu. Kitap kahramanin içsel dünyasında anlamlandırmaya çalıştığı dünya ile başlıyor. Düşüncelerini aktarıyor. Sonrasında ise hayatından bahsetmeye başlıyor. Anne ve babası ayrılınca anne ve iki çocuğu hayata tutunmaya çalışıyor. Başta her şey sıradan gorunsede bu olayın ruhsal dünyasında açtığı yaralar zamanla çok büyüyor. Ve kendi deyimiyle uçurumun dibine geliyor. Buna rağmen bir çıkış buluyor. Kitap boyunca bu çıkış yolunu arıyoruz. Parçalanmış ailelerin çocukların üzerindeki olumsuz etkisinin yıllar sonra bile devam ettiğini anlatan bir kitap... Kısa ,hüzünlü bir kitaptı. Yine de kahramanımızın sonunda durgun limana ulaşmasına sevindim. Alıntılar : Susuyor olmam, acı çekmediğim anlamına gelmez. insan garip bir varlık bazen sakladıklarıyla mutlu oluyor. Bazen de açığa vurduklarıyla. Ben her iki durumda da mutsuz olacaktım. Saklasam da, açığa vursam da mutsuzluğum değişmeyecekti . Zaten öylesine büyük bir gürültünün içine hapsolduk ki, anlatabilmeyi başardığınız birkaç şey de gürültünün içinde kaybolup gidiyor. İşte bu yüzden her şeyin en kötüsünü düşünmek, sık sık düşen insanların sahip olduğu en kötü alışkanlıklardan biridir.
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Profil Yayınları · 201811,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hiçliğin Ortasında Üşüyen Ruhlarımız
6/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
St. Petersburg'un dondurucu ayazı sadece sokakları değil, merhametten yoksun kalplerimizi de buz tutturur. Gogol'ün o incecik ama ruhu ezen eserini okurken, sayfalardan sızan soğuğun aslında iliklerimize kadar işleyen o evrensel yalnızlık olduğunu fark ederiz. Akakiy Akakiyeviç, sadece alay edilen, silik bir devlet memuru değil; görünmezliğin, ezilmişliğin ve o sessiz çürümenin ta kendisidir. Toplumun devasa çarkları arasında ufalanan, varoluşunu ancak yeni bir "palto" ile kanıtlamaya çalışan o sarsıcı kırılganlığın sessiz çığlığıdır. Bizi asıl dehşete düşüren, bir insanın tüm ütopik hayallerinin, tüm yaşama sevincinin ve o delice muhtaç olduğu şefkatin sadece birkaç arşın kumaşa indirgenmesidir. Palto, yalnızca cılız bir bedeni ısıtan bir giysi olmaktan çıkar; kimliksiz bir adamın, acımasız bir dünyada "Ben de buradayım, beni de insan yerine koyun" deme çabasına dönüşür. Hayatta tutunacak hiçbir dalı kalmamış birinin, tüm ruhunu cansız bir nesneye nasıl diktiğini izlemek, okurun kalbinde ağır bir suçluluk duygusu bırakır. O kumaş parçası zorla elinden alındığında, geriye sadece çırılçıplak bir ruh ve zalim bir hiçlik kalır. Bizler de hayatlarımızda unvanlara, eşyalara ve sahte onaylara sarılarak kendi görünmez paltolarımızı dikmiyor muyuz? "Bırakın beni! Neden bana eziyet ediyorsunuz? (...) Ve bu yürek parçalayıcı sözlerin içinde, sanki başka sözler çınlıyordu: 'Ben senin kardeşinim.'" Bu çınlama, edebiyat tarihinin en sağır edici seslerinden biridir. O görünmez adamın yakarışı, aslında her gün yanından geçip gittiğimiz, görmezden geldiğimiz, sessizlikleriyle ve acımasız şakalarımızla yargıladığımız tüm o yalnız ruhların feryadıdır. İnsan doğasının o kibirli ve yıkıcı tarafı, kendinden zayıf olanı ezmekte nasıl da pervasızdır... Kitaptan Çıkarılması Gereken
İnceleme
PaltoNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201746,2bin okunma
Muhabbet
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 02:22
Ah, nerden başlayacağım inanın bilmiyorum. Kitabın son sayfalarında birkaç damla gözyaşım akmış olabilir. Bitmesin diye teşekkür kısmını bile iki üç kez okumuş olabilirim. Okunmamış tek bir kelime dahi bırakmak istemedim. Bir kurgu karakterine böyle gönülden bağlanacağımı tahmin etmemiştim. Sybil, içimde farklı duygular uyandırdı. Empati kurmak , onu anlamaya çalışmak hem güzeldi hem de üzücü. Yazarın o kadar çok karakteri ayrı ayrı konuşturması ve her bir karakterin kendine has tarzı, içimizde oluşturduğu karakter sesi dahi olması ne kadar yetenekli ve zekice yazılmış bir eser olduğunu gösteriyor bana göre. Tabi burada çevirmenin de hakkını yememek lazım harika bir çeviri olmuş başka eserlerde bazen okuduğun cümle oraya oturmuyor yakışmıyor ne alaka diyorsun ya hani.. burda her bir cümle tam yerine cuk oturmuş. Duygularımı kenara bırakıp kitaptan biraz bahsedecek olursam, kitap farklı tarzda yazılmış ve beni etkileyen kısımda özellikle bu oldu. Mektuplardan ve e-postalardan oluşan bu eser, Sybilin hem geçmişine hem de şimdiki yaşantısına ışık tutuyor. Olmuş olanları ve yaşananları okuyucuya sunuyor böylelikle. Çok fazla karakter var. Başta o kadar ismi ve karakteri Sybil’in nesi olduklarını akılda tutmak zor olsa da okudukça kişiler zihinde yerine oturuyor. Ben tek tek isimleri not almadım ama siz kolaylık olsun derseniz isimleri ve kim olduklarını not tutarak da ilerleyebilirsiniz. Sybil yeri geldi güldürdü beni o inat, sert, bilmiş ve özgüvenli tavırlarıyla. Yeri geldi üzüldüm haline, yaşadıklarına. O kadar acı dolu hayatına, yasına, kaybına, suçluluklarına rağmen ayakta durma çabası takdire şayandı. Kitap bitti ama sen benimle yaşamaya devam edeceksin Sybil. Fazla detaya girmek istemiyorum. Zaten çok uzattım. Uzun zamandır kurgu bir eseri bu kadar övmemiştim.
1000Kitap
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 202646 okunma
Benim Düsüncem
Puan vermedi·528 syf.··
2026 4. kitabı
Aslında kitap güzel baya beyendim.bazi insanlara göre karmaşık geleblir ancak daha sonradan insan anlıyor. Yazım dili evet biraz karışık ve pek anlaşılmıyor. Karekterlerin 2 tane ismi olunca ve soyadları baya karışıklık olunca insanın anlaması biraz uzun sürebiliyor. Kitap karekterleri olan odkan ve pervayi çök seviyorum. Gerçekten en cok acı çeken odkan oldu. Ancak en sinirime giden sey Bengi, abi malmisin amk, tamam bu dünyaya yeni adım atmış olabilirsin ancak bu dik başlilik ne aq. Perva bengiyi kurtarıyor Bengi 'beni koruma, ben kendimi korurum' diyor, o zaman siktir git öl amk, çok merkali isen ölmeye büyür kapı açik. Gerçekten serinin ilk yerlerinde baya gicikti. Pervaya karşı soyledihi laflar bir düşmana söylenemz AQ. Bide çıkmış babasının intikamını alıyor. Tamam al birşey demiyorum ancak senin baban lgorun ailesini öldürürken Ekaterina kendi elleri ile delirtirken öyle bir baba mi var, tamam Benginin gelecehi için, peki ongunu niye dövüyordu, öyle babanın ben amk. Gerçekten zaten Bengi evet ilerleeyen bölümlerde biraz güçleniyor ve savaşmaya başluyor ancak surkli siktir git diyor pek anlamıyorum. Bazen çok yanliş kararlar alıyor. Çocukça davranıyor pek anlamıyorum. Zaten sevdihim kız kaekter Natasha, yani Bengi gibi dehil daha güçlü. Neyse kitap güzel ama Bengi gıcık
Duzah 1Hazel Noya · Ephesus Yayınları · 2025430 okunma
Bir Nergis Tufanı Kitap Yorumum
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 02:30
Bazı insanlar fırtınadan kaçmaz, bazılarıysa fırtınanın ta kendisidir..." ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere uzun zamandır videolarını görüp aşırı merak ettiğim, "Türkler dark romance yazamaz." diyenleri şaşkına çevirecek o kitapla geldim! ‎ ‎ Ceylin Petrikor'dan Bir Nergis Tufanı 1: Nefret ile sizlerleyim. ‎ ‎Nergis Tanyeli, anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmiş genç bir kadın. Hayatta ona kalan tek ailesi ise lösemiyle savaşan küçük kardeşi Sena... Sena'nın durumu her geçen gün ağırlaşırken, tedavi için gereken para da giderek daha büyük bir sorun hâline geliyor. ‎ ‎Nergis ise kardeşini kurtarabilmek için iki arkadaşıyla birlikte oldukça tehlikeli bir yola başvuruyor. Evli erkekleri kandırıp dolandırarak para toplamaya çalışıyorlar. Ancak bu yöntem hem uzun sürüyor hem de Sena'nın bekleyecek zamanı yok. Tam da bu sırada arkadaşlarından birinin ortaya attığı "Tefeciden borç alalım." fikriyle hayatları tamamen değişiyor. Çünkü bazen bir insanın hayatını altüst etmesi için tek bir cümle yeterlidir... ‎ ‎Karşımıza çıkan isim ise Tufan Ali Uluhan... ‎ ‎Muğla'nın ünlü gece kulüplerinden birinin sahibi olan Tufan, aynı zamanda Türkiye'deki tefecilerin başında bulunan, karanlık, ürkütücü ve son derece tehlikeli bir adam. Takıntıları, saplantıları, kendi kuralları ve şeytani zekâsıyla gerçekten unutulmaz bir karakter. ‎ ‎Nergis, Tufan'ın karşısına çıkıp borç istediğinde aslında ikisinin de hayatı geri dönülmez şekilde değişiyor. Çünkü Nergis, Tufan'ın yıllardır nefret ettiği düşmanının ölen eşine tıpatıp benzemektedir. İşte o anda Tufan için yeni bir oyun başlıyor... ‎ ‎Tufan parayı veriyor ama yalnızca bir haftalık süre tanıyor. Elbette Nergis'in bu parayı ödeyemeyeceğini biliyor. Çünkü onun amacı para değil... ‎ ‎Ve işte tam burada konuyu
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202663 okunma