Yani hiç kimse diyemez ki “ben îmanla öleceğim” diyemez. “Ben hatâ yapmayacağım, ben yanlış yapmayacağım, ben günah işlemeyeceğim…” İsterse mânen yüksek bir mevkîde olsun. Bir anda uçurumdan aşağı gidiverir. Onun için, daima uçurumdan aşağı gidenleri görüyoruz.
Onun için daima:
يَا مُقَلِّبَ القُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلٰى دِينِكَ
(“Ey kalpleri evirip çeviren Allâh’ım! Benim kalbimi Sen’in dînin üzere sâbit kıl!” [Tirmizî, Kader, 7])
Bu duâya devam etmek lâzım. Cenâb-ı Hak… Hem de… Hem duaya devam, hem de duanın mûcibince amel-i sâlih istikâmetinde bulunmamız lâzım.
Diğer bir hadîs-i şerîfte de:
“Ey kalpleri çeviren, onlara tasarruf eden Allâh’ım! Benim kalbimi Sen’in tâatin üzerine sabit kıl.” (Ahmed b. Hanbel, II, 418)
Osman Nûri Topbaş