Puan vermedi·129 syf.·
2026 2. kitabı
Kitabın sonuna kadar bir kadının iç döküşüne tanıklık ediyoruz . Osman’a söylemek isteyip de söyleyemediklerini, yazdığı mektuplara dökmüş. En güzel tarafı da buydu çünkü bu mektuplar aslında Osman’ın okuması için değil, kendi içini rahatlatmak için yazılmış :) Ayrılmakla ayrılamamak arasında kalmayı, kabullenmek isteyip kabullenememeyi, bazen öfkelenip bazen özlemeyi öyle doğal ve samimi anlatmış ki kitap bitmesin dedim :D Kitabın duygusal bir yanı var evet ama beni en çok yakalayan tarafı mizahı oldu. En kırgın yerlerini bile öyle tatlı, öyle kendine has bir dille anlatıyor ki birçok yerde gülümseyerek okudum :))) Sayfalar ilerledikçe bir ayrılıktan çok, bir kadının kendini yeniden buluşunu okuyoruz ve ben çok keyif alarak okudum.Uzun zamandır birinin iç sesini okumaktan bu kadar keyif almamıştım :D
1000Kitap
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma
Kader Diyemezsin, Sen Kendin Ettin!
8/10
·208 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:12
Osokin… Ana karakterimiz, rüzgârın karşısındaki dal gibi yel nereden estiyse oraya yatan bir dostumuz. Bu kişilik tipi illaki size tanıdık gelecektir. Hatta uzaklarda aramaya gerek yoktur, insan ne kadar inkar etse de zaman zaman kendisini de böyle durumların içinde bulur. Osokin yaşamında birçok şans elde ettiğini ancak bunları hiç iyi değerlendiremediğini zaman geçtikten sonra fark eder. Ah, der keşke geriye dönebilseydim, o zaman yaptığım hataları yapmazdım. Buraya kadar da olaylar çok tanıdık değil mi? Devam edelim. Osokin’in kapısını çok önemli bir şans daha çalar ve spritüel çalışmalarıyla bir büyücüyle tanışır. Durumunu izah eder ve büyücü ona şu anki aklı ile geçmişe gidip istediği değişimi yapabileceğini söyler ve Osokin kendini geçmişte bulur. Geçmişinde istediği değişimi yaparak yaşamına devam edebilecektir. Hepimiz için bu ne kadar güzel olurdu değil mi? Fakat o da ne? Osokin geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaya devam eder, üstelik sonunun ne olduğunu bilmesine rağmen. Şimdi hiç ahkam kesmeyelim. Biz olsak kesin değiştirirdik, demeyelim. Şöyle bir düşündüm, belki ben de aynılarını yapabilirdim ve bu farkındalık beni dehşete düşürdü. Osokin için bir şeyleri bilmek işe yaramadı. Geçmişte yaptığı hataları tekrar yapmaması için önemli fedakârlıkları yapması, kendini değiştirme yolundaki önemli eşiği atlaması gerekiyordu ve bunu yapabilecek gücü yoktu. Şimdi size sorayım, kaçımızda bu güç ve cesaret var? Zaten bunun farkında olabilseydik geçmişte yaptığımız hataları tekrarlar durur muyduk? İşte, insanlığın er meydanı burası. Kitabı dil ve anlatım olarak tatmin edici olmasa da kurgusu ve farkındalık oluşturmak anlamında çok başarılı bulduğumu söylemek isterim. Kitabın sonunda Osokin için neler olduğunu ise okuyuculara bırakıyorum ve sözlerimi sağlıcakla
Ivan Osokin’in Tuhaf YaşamıP. D. Ouspensky · Dorlion Yayınları · 2020636 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
Edebi olarak cok tatmin edici değil ama akıcı bir okuması var. Ben daha çok olay ordusuyla ilgileniyorum. Kitap yorumlarında Marianna ya kendi değerinin farkında olmamasından dolayı cok eleştiri yapılmış. Katılmıyorum. Bazı şeyleri etrafımızdaki kişilerin davranışlarından öğreniyoruz. Doğduğundan beri kimse seni sevmediyse, ihtiyacin olan ilgiyi alamadıysan bilmediğin bir seyi kendine nasil sağlayabilirsin ki? Mesela etrafındaki herkes sana sesin cok ince, cok rahatsız edici lütfen saeki soyleme derse, ne kadar istersen iste sarki söylemezsin. Sesinin kotu oldugunu düşünürsün. Ta ki gerçekten dinlemeyi bilen birisi sesini duyana kadar. Birisinin sana sesinin guzel oldugunu söylemesi lazim, inandırmasi lazim ki sarki söyleyebilirsin. Çehov un Altıncı Koğuş kitabında da herkes deli olduğuna inandığı icin ana karakter tımarhaneye yatırılmıştı. E bir yerden sonra ana karakter d einandi buna. Biz insanlar biraz birbirimizin yansımasından da yaşıyoruz. Kendimizi görebilmek icin birbirimizin gözlerine bakmaya ihtiyacımız var. O yuzden bugünlerde metalasan psikoloji hesaplarının da dayattığı icin kendinine değer ver kendinin farkına var falan bunlar oyle kolay seyler degil. Tek başına da olmuyor. E zaten olsaydı Sallinger dünyanın en mutlu adamı olurdu. Öte yandan cok sevmenin, insanın karakterini degistiremedigini de gordum. Bir insan bir insanı cok sevebilir ama onun icin yapması gerekenleri yapamayabilirmis. Ben beni hep yeterince sevmemek sanırdım. Değilmiş. Yeterince sevsen bile yapamayınca yapamiyormussun. Belki ben de gecmiste bir yerlerde yeterince sevilmisimdir. Bundan asla emin olamayacağım. Bir de şu var. Bir insanın ailesi varlikliysa ve cok çalışıyorsa, inerse, bağımsızlığını kazanmaya uğraşıyorsa; ya da gelecegi icin hicbir sey yapmıyorsa ikisi de ayni
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Hayaller
Puan vermedi·198 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:24
Bakın gerçekten övülmeyecek bir kitap değil.Bir gencin gözünden çokta güzel bakmış yazar.Meseleleri onun açısından ele almış, çok parası olduğunu düşünmesi, yanındakilere azcık daha kal diyerek yalnızlığını geçiştirmeye çalışması kızlar ile olan ilişkileri bence o yaşa uyumlu.Gel gör ki o yaş bir erkek ergenin beyninde gezmek ister miyim şüpheli.Konu dönüp dolaşıp sekse geliyor.Kafası öyle çalışıyor anlıyorum bazen komik bile oldu. Bizler ağır ablalar olduğumuz için bu da yazılır mı şimdi ben ne okudum gibi laflar edebiliriz. Benim hayal kırıklığı sebebim bu değildi .Benzer çok hikaye okudum.Bu erkek hikayeleri o serseri halleri sıkıyor bazen.Bakış açıları bu kadar kıt mı diyorum.Bir de kapak tasarımı bana çavdar tarlalarında masum çocuklar çağrıştırıyor .Bir uçurtma avcısı gibi bir hikaye bekledim sanırım .Ajitasyon istedim, çocuklarımız canım çocuklar iyi olsun istedim.Son 40’a sabredemedim
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:07
Yeliz, çok küçük yaşlardan ailesini kaybetmiş, şu anda sınava hazırlanan genç bir kızdır. Ailesinin ona bırakmış olduğu fabrikanın başına hakkıyla geçebilmek için başını derslerden asla kaldırmamaktadır. Bir gün, dershaneden evine döndüğü bir gecede sıra dışı bir olay yaşar ve bu onu çok korkutur. Aynı evde birlikte yaşadıkları halası ve eniştesinin ona kötü bir şaka yaptığını düşünsede, gerçek sandığından çok daha başkadır. Spoisiz bu kadar anlatılabiliyor sanırım :D Bu kitaba başlamak beni fazlasıyla geriyordu. Bu tür şeyler okumak ya da izlemek beni hemen etkiliyor. Lakin okumaya başladığım anda kitabın aslında beklediğim kadar korkutucu olmadığını anladım. Yazarın basit yazımı benim gerginliğimi fazlaca almış olsa da gece vakti okuyabileceğim bir kitap kesinlike değildi. Aslında bu kitabın gece okunması daha mantıklı geliyor bana çünkü korku adında yapılan her şey bu zamanlarda daha çok anlaşılır oluyor. Ayrıca kitabın keyfi böyle çıkarılmalı. Ama bu tabii ki cesaret edebileceğim bir konu değil maalesef :D Evet, herkesin de söylediği gibi, olaylar birbirlerini fazlaca tekrarlıyordu ama bu beni rahatsız etmedi. Rahatsız olduğum tek konu her bölümde o korkunç şeyleri yaşamaktı. Bir bölümde de sakin bir gün okumayı isterdim açıkcası. Ama sondaki amaca bakıldığında da her gün, her an bir şeyler yaşamamız da normal geliyor bana çünkü aceleci bir taraf var :) Keyifle okudum diyebilirim. Sonu aceleye gelinmiş gibi yazılmış bir havası vardı. Doğruyu söylemek gerekirse ben o cin çıkartma olaylarını okumayı falan beklemiştim ve istemiştim. O cin çıkartma anını okumak bana daha çok keyif verebilirdi ama bu konuda da yazardan ümitli olduğumu söyleyemeyeceğim. Bence öyle bir şey yazsaydı bile o an bize geçmez, çok çok basit kalırdı. Yazarın ilk
1000Kitap
Senin YüzündenR. İdeli · Artemis Yayınları · 2025477 okunma
10/10
·270 syf.··
2026 19. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:00
Yazardan okuduğum ilk kitaptı keşke daha önce okusaydım dedim. İçimden kendime bol bol sövüyorum. Kesinlikle reading slump kurtarıcısı ve romantik türünü seviyorsanız tam size göre. Ama şöyle de bir şey belirteyim çok soft bir hikayee allahh okurken şeker gibi oluyorsunuz. Bir de ben sahte sevgililik mevzusunu çok seviyorum, aynı zamanda iki karakter en başta birbirlerinden çok hoşlanmıyordu bu da beni çekti. Nathan çok tatlı bir çocuktu, Riley içinde yapmayacağı bir şey yoktu. D&D oyunu sahnelerini okurken eğlendim ve yüksek ihtimalle sizde çok eğleneceksiniz. Hoshiko iyi bir arkadaştıı onunla Riley sahnelerini okumak güzeldi. İkisinin çok iyi arkadaşlıkları olduğu belliydi. Birbirlerini anlayıp her şekilde destek oldular. Ben Riley ve babasının iliskilerini toparlamalarına açıkçası mutlu oldum. Hikayenin atmosferi güzel okurken sizi sıkmıyor ve gayet akıyor. Okurken bol bol kahkaha atacaksınız ve eğleneceksiniz. Romantik kitapları seviyorsanız mutlaka bakın. Kitap size istediğiniz her şeyi veriyor aile, arkadaslık ve sahte sevgililik bağıçok iyi dedim kaç defa ama cidden öyleydi.
Aşk ve İhtimallerKristy Boyce · Olimpos Yayınları · 202630 okunma