“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
Mustafa Kemal Atatürk#202162173
O, insanoğlunun içindeki sonsuz ve yüce gerçeği anlatmaya çalışıyordu. Sabur’un gücü de güçsüzlüğü de buradaydı işte. Ne yazık, bunu çok sonra, ancak savaş bitince anlayabildim.
Tehlike çanları susar susmaz
Ölenlerin gölgeleri doğrulacak,
Görünmez bir kalabalık halinde
Sessizce yanımıza yaklaşacak.
Onlara ben ne diyeceğim?
Bu savaşta ölenleri
Hangi tatlı sözlerle
Hangi tatlı sözlerle avutacağım?
Ölüm hepsini eşit kıldı,
Ölenler birbirine denk şimdi,
Ne mareşallik kaldı, ne erlik...
Onlara ben ne diyeceğim?
Eşin dostun da karıştığı
Bu ölüler kalabalığına
Şimdi ne söyleyeceğim?
Nesillerin yazgısını
Yukarıdan kim yazıyor?
İnsanlık denen denizde
Acıların sonu nerededir?
Bütün bu insanlara
Ben şimdi ne diyeceğim?
Öteki dünyada da olsalar
Onlar için değişen nedir?
Hey arkadaş!.. Bu yolda ben de coşkun bir selim,
Beraberiz seninle, işte elinde elim.
Seninle bu hayatın gel beraber gülelim
Ölümüne, gamına, tipisine, karına...