“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
Mustafa Kemal Atatürk#202162173
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herhangi birimiz üniversiteye geldiği zaman derslere gereken önemi vermesinden önce vatanına karşı bir görevinin olduğunu hissederdi. Bu, bizim için bir övünç, bir gurur meselesiydi. Eğitime, öğrenmeye önem veren bir halkın karşısında işgalin durabilmesi o kadar kolay değildi.
Egoine midemi açtı, karnımda ne var öğrenecek.
Ciciannem karnımda şeytan olduğunu söylerdi.
Egoine şeytanı bulmayacak, korkuyu bulacak.
Korkuyu hep karnımda duymuşumdur.
Herkes benim hiçbir şeyden korkmadığımı sanırdı, ben her şeyden korkardım. Haydutlardan korkardım, jandarmalardan korkardım, gazdan korkardım, ateşten korkardım, sudan korkardım, gelecekten korkardım, yaşlılıktan korkardım, hastalıktan korkardım, ölümden korkardım ve hayattan korkardım...
Korkardım ve korktuğum için utanç duyardım, gururluydum, bu yüzden cesur numarası yapardım.
Bir zamanların kötü öğrencisi ben, özellikle onları okulun sıkıcı bir yer olmadığına, öğrenmenin bir zevk, muazzam bir şans olduğuna ikna ettiğimi umut ediyorum.
Yeryüzünde sevmediğiniz bir şey çoğu zaman bilmediğiniz bir şey oluyor.
Okula ayakları sürüyerek melul mahzun gitmemeli, rüzgâr tabanlar üzerinde koşarak neşeyle gitmeli.
“Herkes bir dostun acısına ortak olabilir ama ancak olağanüstü yaratılıştaki bir insan bir dostun başarısı karşısında hassasiyet gösterebilir”, Oscar Wilde.