Artık,
Ahhhhhh, yazamıyorum artık bizi.
Ne bizi, ne seni, nede beni artık.
Heyelanın altında kalmış bir nergis,
Başağı çekirge sürüsünden sömürülmüş
Sümbüller gibiyim.
Kalbimde, tırnaklarıma kelime ve süslü cümleleri aktaracak şehveti göremiyorum.
Ne yazabiliyorum nede artık yazmayı biliyorum.
Bir zerdalinin dalından koparmış gibiyim artık.
Zelal hissetmiyorum şîlo da değilim.
Tarif edilemez yoğunlukta kirli ve berrağım aslında.
İlk şiirim doğa ve vatanımaydı sonra sana dönmüştü kalemim.
Şimdi ne uğruna yazılacak o doğa, ne vatan nede sen varsın.
Kendimi hiç bu kadar boşlukta kalemi sallarken görmemiştim, son zamanlardan beridir.
Renkleri keşfetmekten öte, keşfettiklerime sıkı sıkıya kaybolmasın diye sarılıp saklıyorum.
Tıpkı oyuncağı elinden alınmaya çalışan 7'likler gibi.
Nafile, Koruyamıyorum vijdansızlıklara.
Yazamıyorum artık, Mürekkebim dile gelecek kadar kudretli değil, bu kasvetli ve yoğunluğun müvekkili olmayı reddediyor.
Bende ise yorgun umudu sende aramıştım oysa ki...