Yanında çalsa bile telefonlara yanıt vermiyordu, damadının televizyonda maç izlediği salona girmeden önce kapıyı tıklatıyor, durmadan iş istiyor (''bana iş yaptırmazsanız çekip giderim''), gülerek yarı şaka yarı ciddi, ''Kaldığım yerin parasını ödemem gerek!'' diyordu. Bu tutumu yüzünden tartışıyorduk, kendisini kasten küçük düşürmekle suçluyordum onu. Ergenliğimde ''bizden iyi çevreler''de (başkalarının önemsiz gördüğü farklılıkların acısını çekmek sadece ''alt sınıflar''a özgüymüş gibi) hissettiğim sıkıntıyı, annemin de bu evde hissettiğini anlamam uzun zaman aldı. Ayrıca kendini çalışan konumuna koyarak, Le Monde okuyup Bach dinleyen çocuklarının kültürel tahakkümünü içgüdüsel olarak emeğin sömürüsüne dayalı hayali bir tahakküme dönüştürdüğünü fark ettim: Bu bir başkaldırı biçimiydi.
Sayfa 48 - Can Yayınları, 1. Baskı, Nisan 2023, İstanbul.