O, müziğe diğer arkadaşları gibi, bulacakları kocanın seviyesini bir derece yüksek tutmakta yardımcı olsun diye heves etmemişti. Ona, evlendikten sonra bir kenara atılacak bir
genç kızlık elbisesi gözüyle bakmıyor, bütün ömrü müddetince, bu ömrün manası olarak yanında götüreceği yakın bir arkadaş diye
sarılıyordu.
İçimizde, bizim "ahlak" tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir "hesabi" tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor onun dediği oluyordu.
"Benden sadece seni bırakmamamı istiyorsun. Dünyada tek başına kalmak, istediğini yapmak ve istediğin kişi olmakta özgür kalmaktan korkuyorsun. Seçtiğin erkeklerle birlikte olmaktan, normal bir hayata sahip olmaktan korkuyorsun. Çünkü bunlar sana yabancı şeyler"