J. A. Redmerski

J. A. Redmerski

Yazar
8.2/10
2.645 Kişi
·
6,3bin
Okunma
·
191
Beğeni
·
7,5bin
Gösterim
Adı:
J. A. Redmerski
Tam adı:
Jessica Ann Redmerski
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri, 25 Kasım 1975
"Belirsizlik ve korku arasında bariz bir fark vardır Sarai. Hiçbir şeyden korkmuyorsun ama hiç bir şeyden de emin değilsin."
"acele etme, kötü anılarını sınırla. O zaman gideceğin yere çok daha hızlı varırsın ve yolda daha az engelle karşılaşırsın."
"Onu çok özlemiştim. Onu çok ama çok özlemiştim. Bazı insanlara göre iki kişi bu kadar uzun süre ayrı kalırlarsa iyileşir, başka insanlardan hoşlanır, hayatlarına devam ederlerdi. Ama bana öyle olmadı."
472 syf.
Ahh benim bir kitap alırken arka kapağını okumama alışkanlığım...

Okuduğum kitapların konuları bana biraz sürpriz olsun diye genelde okumadan alırım, genelde de beni yanıltmazlar her biri benim için ayrı bir sürpriz ayrı bir heyecan olurdu. Hiçliğin Kıyısında gerek 1k da gerekse kitapçılarda oldukça karşıma çıkan bir kitaptı, alayım okuyayım bu dertten kurtulayım istemiştim, ama gelin görün ki daha dert oldu sanki. Reading slump'a girmeme yol açtı.

Yanlış anlaşılmasın bu türden kitapları sevenler için paha biçilmez bir kitap ve paha biçilemez bir şekilde akıcılığı var; aslında çok da kolay okunulabilen çerezlik bir roman; ama sanırım kitabın adına ve yazarına bakarak daha farklı bir şey beklemişim. Sevemedim bir tülü, zaman zaman sayfaları ileri almak zorunda kaldım. Son sayfalarında yazar Andrew kozunu kullanmasaydı bu kadar başarıyı yakalayamayacağını düşünüyorum.

Kısacası kitap şunu anlatıyor; yaşadığı kayıplar sonucunda hayatta hiç bir duygu hissedemeyen ve hayatının monotonluğu arasında sıkışıp kalmış, 20 yaşında genç bir kız olan Camryn'nin bir gün kafasına, kendini yeniden keşfedinceye dek otobüsle yolculuk yapmak eser. Varış noktasını rastgele seçerek yaptığı bu uzun yolculukta Andrew ile karşılaşır ve böylelikle olaylar aşklar falanlar filanlar yaşanmış olur ...
Evet, yaklaşık 400 sayfa boyunca bunu anlatıyor ...
Sıkıldığım kadar var değil mi ...

Tahmin edilebilir bir kurgusu vardı, yazar dediğim gibi Andrew'in sır kozunu kullanmasaydı ki oda sonradan esmiş sanırım, çünkü sonradan eklendiği neredeyse barizdi, bu kadar sevilen bir kitap olmazdı.

Daha önceden de dediğim gibi yanlış anlaşılmasın bu türden kitapları sevenler için yalın bir dili akıcı bir kurgusu vardı, her ne kadar sevememiş olsam da kendini bana yarım bıraktırmadı. Öyle veya böyle merak ettirip okutturdu.

Son olarak da şunu söyleyeyim biraz yaşı büyükler okusun, çok olmasa da müstehcenlik barındırıyor kitap.
472 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitap beni benden aldı.. Kesinlikle harikaydı; ağladım, kahkahalarla güldüm... Finalinde her şey bitti işte diyerek daha dayamadım hüngür hüngür ağladım bir mutsuz biten kitabın daha sonuna geldim dedim kendi kendime ve artık ağlamaktan okuyamaz duruma geldim neredeyse bırakıyordum elimden daha fazlasına dayanamayacaktım ama bırakmaya da dayanamayacaktım.. Okudum okudukça gülümsemem gittikçe arttı, son yaprağına geldiğimde ise mutlulukları için ağlamaya başladım bir nevi onlar için sevinç göz yaşları döktüm. Kitabı elimden bırakırken tek diyebildiğim şey 'harikaydı ya' oldu..
%37 (150/416)
·1/10
Serinin epeyce abartıldığını gördüğüm için Instagramda paylaştığım yorumu buraya da eklemek istedim.
***
Kitapla ilgili söylemek istediğim o kadar çok şey var ki nereden başlayacağımı bilmiyorum. Sarai, yarım bıraktığım birkaç kitaptan biri ve inanın ben kolay kolay bir kitabı yarım bırakmam.

Sarai 9 yıldır Javier isimli bir uyuşturucu tacirinin yanında yaşayan esas kızımızdır. Kendisi 50 m ileride olan şeyleri net görebilen, konuşmaları duyamasa bile vücut dili ile neler konuşulduğunu anlayabilen fantastik (?) bir karakterdir. Okurken Sarai'nin yeteneklerine inanamayacaksınız.

Yazar kendi yazdıklarını hiç okumamış olacak ki bir bölümde yazan ile diğeri alakasız çoğunlukla. Mesela Sarai başta hayatından nefret ediyor, çektiği zulümler yüzünden yıllardır kaçmayı planlıyor ve çok mutsuz. Oysa ilerleyen bölümlerde Javier'a hafiften sempati duyduğu, adamın gözdesi olduğu ve prensesler gibi yaşayıp bundan içten içe zevk aldığı da doğrudur.

Neyse, işte bu Sarai yıllardır gördüğü ilk Amerikalı evlerine geldiğinde kaçmaya karar verir. Adamın bir seri katil olduğunu bilmesine rağmen bakışlarından hemen ona yardım edeceğini anlamıştır. Bakışlarını ise mahsur kaldığı odadan, büyük bir mesafeden görmüştür ama yine de Sarai zihin okuma konusunda sıkıntı çekmemektedir. Aniden kaçmaya karar veren ve tesadüf ki yıllar önce plan yaptığını ve yıllar önce bir yere silah sakladığını iddia eden Sarai hazırlanıp en yakın dostuna gel birlikte kaçalım der. Kız kabul etmez o da kendi bilir diye düşünerek 9 yıldır mahsur kaldığı evden birkaç dakika içinde kimseye görünmeden çıkmayı başarır, katilin arabasına saklanır. Bundan sonra çelişkiler devam eder. Sarai'nin 10 bölüm kadar bahsini bile etmediği arkadaşı meğerse aklından hiç çıkmamıştır ve o kaçtı diye eziyete uğraması geri dönmeyi istemesine sebep olmaktadır. Katil ise kızımızı sebebini bilmediğimiz bir şekilde öldürmemiş ve yanında tutmaktadır.

Daha sonra ise Sarai'nin aslında bir nevi mecburi metres hayatı yaşadığı, Javier ile tatillere çıktığı, önemli insanları ziyaret ettiği de ortaya çıkar. Meksika'nın neresinde olduğunu bile bilmeyen kızımız defalarca uçakla yurt dışına çıkmıştır aslında ancak yetenekleri buralarda etkisiz kalmıştır. Ve yaptıkları tatillerde birçok Amerikalı ile tanışsa da hiçbirinin katil Victor gibi ona yardım etmeyeceğini bildiğinden onları saymamıştır.

Sarai'nin katil ve tacir için önemi uluslararası bir boyuta ulaşırken kızımız beni geri götür, arkadaşım benim yüzümden zulüm görecek, onu orada bırakamam diye zırlar. Katil de ona yardım etmeye karar verir ama kıza bunu söyleme gereği duymaz.

Katil, Javier ile bir bölge belirler ve takas için buluşurlar. Sarai'yi verecek ve arkadaşını alacaktır. Sarai durumdan rahatsız değildir, kaçtığı için pişmandır. Yıllardır planı en küçük detayına kadar düşünse de pişman olma ihtimali aklına gelmemiştir. Takas için buluştuklarında büyük bir çatışma olur ve ortalık karışır. Bu kısımdan sonrası tahammül sınırlarımı aştığı için ne yazık ki okuyamadım.

Kitaba niçin böyle bir yorum yaptım?

Çünkü ben hayatım boyunca böyle saçma bir şey okumadım. Eğer yazar kitabı kendi okumuş olsaydı düzeltirdi diye inanıyorum, tabii kör değil ise. Ve sadece bunlar değil yazım yanlışları da kitapta bolca mevcuttu. En azından son okuyan kişinin bunlara dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu kitabı son okuyan ben olsaydım baştan yazılması için ciddi bir eleştiri yazardım. Demem o ki böyle övülen bir kitabın bu denli hayal kırıklığı yaşatması beni konuşmak zorunda bıraktı. Okurlar kitaba nasıl yaklaşıyor bilmem ama ufak tefek hataları görmezden gelsem de açıkça okurla dalga geçen bu kitabı tavsiye etmiyorum. Yazdığı ilk kitap olsa belki, ufacık bir tolerans olabilirdi ama o da yok.

Ayrıca kahraman anlatıcı kullanan ve bunu gerçekten beceremeyen kitaplara kızgınım. Yapamadığınız işe bulaşmayın. Kitap ilahi bakış açısı ile yazılsa hatalar bu kadar fazla olmayacaktı çünkü çoğu Sarai'nin inanılmaz yetenekleri yüzünden göze batıyor.

Ve son yıllarda moda haline gelen ama aslında yazarın başarısızlığı olarak gördüğüm duruma da birkaç lafım var. Kahraman anlatıcıda mesele, olayları bir kişinin gözünden anlatmak ama kurguyu tamamen verebilmektir. Başınız sıkıştıkça bir başka karakterin ağzından yazmak açıkça işi yapamadığınızın göstergesi benim için.

Son olarak kitapsever olduğunu iddia edip fanatik haline gelen kesimlere de bir şey söylemek istiyorum. Benim zihnim ve benim zevkim, istediğim kitabı sevme yahut sevmeme benim kararımdır. Demem o ki yorumum kimseye yönelik değildir, kişisel algılanmamasını rica ediyorum. Benim derdim tamamen kitapla ve şahsi görüşüm bu yönde. Sevenler vardır muhakkak seriyi, saygı duyuyorum ama ben sevmek zorunda değilim.
416 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Çok büyük beklentiyle başladığım bir kitap oldu Sarai. Aynı zamanda katiller çetesi başlangıcım. Her yerde o kadar övüldü ki. Ben her övgüyü duyduğumda beklentim de bir tık daha arttı. Ama maalesef ki bu beklentinin altında kalan bir kitap oldu Sarai benim için.

Kitap kötü muydu kesinlikle hayır gayet iyiydi ama bu yüksek beklentiyi karşılayamadı. Herkes boşuna mi abartmış bunun hakkında bir şey söyleyemem. Çünkü elimdeki ilk kitabı. Ve tam anlamıyla bir giriş kitabı Sarai. Katiller çetesine bir giriş yapmış bulunuyorum umarım ikinci kitabı daha çok severim.

Victor'un zeki ve işini bilen bir karakter olmasi hoşuma gitti. Sarai de akıllıydı ama Victor kadar mı bilemiyorum. Victor'un ağzından okuduğumuz bölümlerin daha farklı olmasını beklerdim.

Niklas'ı da ayrıca çok sevdim kardeşi için yapabileceklerinin asla bir sınırı yok bu çok hoşuma gitti. Niklas ve Sarai'nin daha iyi anlaşmasını dilerdim ama böylesi de fena değil.

Kitabın redaksiyoncusu yok muydu merak konusu. Her iki üç sayfada bir yazım hatası vardı ki ben kitap okurken çok anlayamam hataları gözümden kaçıyor ya da ben düzeltiveriyorum zihnimde sanırım ama gerçekten çok vardı. Bu hiç hoşuma gitmeyen bir durumdu.

Başlarken beklentinizi yüksek tutmamanizi dilerim. O zaman daha iyi bir kitap olacaktır. Herkese iyi okumalar. :)
416 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
İlk çıktığından beri merak ettiğim #Sarai yi sonunda okuyabildim. İrem Sun un büyük övgüleriyle merağım bayağı artmıştı ve Tüyap'tan iki kitabıda aldım.
Bütün meraklarıma değdi Harikaydı.
14 yaşından beri Javier'ın yanında esir olan Sarai artık normal bir hayatın nasıl olduğunu unutmuştu.
Ama hala içinde kurtuluş için bir umudu olan Sarai, Victor'u görmesiyle kurtuluş için tek şansının o olduğunu anlamıştı.
Tabi ki her şey Sarai'in düşündüğü ve planladığı gibi basit değildi.
#KatillerÇetesi Serisi ilk kitabıyla bile benim favori serilerime gireceğini kanıtladı.
Sayfalar su gibi aktı be çok kısa sürede bitirdim. 400 sayfalık bir kitap bana sanki fragmanı izlemişim ve her şey Yen'i başlıyor gibi...
Hemen #İzabel e başlamayı düşünüyorum ama malum sınavlar var belki bugün başlarım.
İzabel'i en kısa zamanda okumak istiyorum.
Eğer zaten ilk kitap kadar güzelse kesinlikle biter.
416 syf.
·2 günde·8/10
Sarai 14 yaşında annesi yüzünden rehin alınır ve uzun yıllar ispanyol bir adamın yanında kalır. Onun gibi orada kalan ve işkenceye uğrayan onca kız vardır. Bu adam Sarai'yle birlikte olmuş ve ona sapkınca kafayı takmıştır. Sarai her seferinde buradan kaçmaya çalışmış ama başarılı olamamıştır. Bir gün Javier'ı (ispanyol adamı) ziyaret eden genç bir amerikalı adam gelir. Sarai de amerikalıdır ve bu adamın, kaçmak için eline geçen bir fırsat olduğunu düşünüp harekete geçer.

Sarai, katiller çetesi serisinin ilk kitabı ve bu seri de benim çok sevdiğim bir seri. Sarai'yi okurken çok etkilenmiştim. Sarai'nin ve onca kızın yaşadıkları şeyleri bu dünyada gerçekten yaşayan insanlar var. Kitapta beni en çok bu etkiledi. Sarai'nin yaşadıkları diğerlerine göre biraz daha ağır çünkü kendisine Javier tarafından hiç şiddet uygulanmazken (çünkü sarai nedense Javier'in gözdesi) diğer kızlara yapılan şeyleri görüyor ve içi suçluluk hissiyle doluyor.

Victor'a bu kitapta gerçekten bayılmıştım ama seri ilerledikçe onun yerine Niklas geçmeye başladı. Bu arada serinin altı kitabını okudum ve şu an yedinci kitap elimde değil ve pdfsi yok:( Kitap ilerledikçe seriye yeni karakterler geliyor. Nora da bunlardan biri ve şu an serideki favori karakterim diyebilirim. Onun geçmişini anlatan bir kitabın da çıkmasını isterim, hem de çok.

Katiller çetesi serisine başlayacak olanlar mutlaka şunu bilsin. Kitapta bolca argo şiddet ve +18 unsur vs. var. Ve bazen rahatsız edebiliyor insanı bu durum. Bu da ön uyarı olsun. Keyifli okumalar :)

Seri sıralaması
1. Sarai
2. Izabel
3. Kuğu ve Çakal
4. Kötülük Tohumları (favorim)
5. Kara Kurt
6. Victor
7. Lydia
368 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Bir katilin doğuşu...

Sarai artık öldü ve küllerinden Izabel doğdu. Bir çete, katiller çetesi. Varlıklarının anlamı öldürmek. Kimisi para için, kimisi intikam için, kimisi yaşamak için, kimiside zevk için öldürüyor. Çünkü öldürmek , cezalandırmaktan daha kolay.
Öldürmek için yanıp tutuştuğun birini sevebilir misin? Özelikle bir kalbin olduğunu unuttuğunda.

Kalbi kaskatı olmuş bir katil aşık olursa işte ondan gerçekten korkulur. Sevdiği için yapamayacağı bir şey yoktur.
O kadın yaşasın diye, yanında olsun diye,ondan bir katil yaracak kadar aşık bir adam.

Ve...
Kanın su niyetine aktığı bir hikaye...

Yazarın biyografisi

Adı:
J. A. Redmerski
Tam adı:
Jessica Ann Redmerski
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri, 25 Kasım 1975

Yazar istatistikleri

  • 191 okur beğendi.
  • 6,3bin okur okudu.
  • 135 okur okuyor.
  • 2.564 okur okuyacak.
  • 79 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları