"İşte şiir:
O artık başka bir çocuk olmuştu,
yüzünü kanla yıkıyordu sabahları alacakaranlıkta.
Öğleye kadar kaynakçıda çalışıyordu,
sonra okula gidip
kulaklarıyla görüyordu karatahtayı,
gözbebeklerine yürüyordu
elinde tuttuğu tebeşir
Bilirdi yoksulluğun haritasını yapmayı,
ama öğretmeni
Avrupa haritası istiyordu ondan
(Ülkü Tamer, Ölüm Seçen Çocuklar)"
"......Balık baştan kokar ve büyük döker, küçük toplar.
Adam balıkçıda alacağı balığın kuyruğa yakın kısmını kokluyormuş; balıkçı müstehzi bir gülüşle "Efendi, balığın başını kokla, bozuk olup olmadığı oradan anlaşılır" deyince; müşteri sakin-sakin "Biliyorum evladım demiş, benim anlamak istediğim şu: Bakıyorum ki koku kuyruğa kadar varmış mı?"