Puan vermedi·524 syf.··
2026 1. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:00
Masumiyet Müzesi bir aşk hikâyesinden çok daha fazlasıydı benim için.Bir insanın sevdiği kişiye değil,o kişiyle yaşadığı anılara ve hissettirdiği duygulara nasıl saplanıp kalabileceğini çok çarpıcı şekilde anlatıyor.Orhan Pamuk’un detaylı anlatımı sayesinde eski İstanbul’u,evleri,sofraları ve hatta eşyaların taşıdığı duyguları bile hissediyorsunuz.Özellikle“hatıraların bazen insanlardan daha uzun yaşadığı” fikri kitap boyunca çok etkileyiciydi.Yer yer yavaş ilerlese de bitirdiğimde içimde garip bir boşluk bırakan,uzun süre akılda kalan bir kitaptı.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
7/10
·72 syf.··
2026 105. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:55
Levni Hakan Şahin’in “Sen Hiç Merak Etme” kitabı, 2025 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü aldı. Öykü yazan ya da atölyelere devam eden biri olarak, ödül alan yazarları özellikle okumaya çalışıyorum. Çünkü ister istemez insan, “Neyi farklı yapmış?”, “Hangi teknikleri kullanmış?”, “Öyküler nasıl açılıyor, nasıl bitiyor?” gibi soruların peşine düşüyor. Bu okumalar hem öğretici oluyor hem de insanı kendi yazdıklarıyla kıyaslamaya itiyor. Ben de bu merakla kitabı aldım. Öncelikle editoryal anlamda çok temiz bir kitap olduğunu söylemeliyim. Farklı yayınevlerinden çıkan pek çok ilk kitapta akıcılığı bozan tekrarlar, gereksiz uzatılmış paragraflar ya da aynı duyguyu defalarca anlatan bölümlerle karşılaşmıştım. Bu kitapta ise böyle bir sorun hissetmedim. Dili özenle işlenmiş, üzerinde ciddi emek verilmiş. Bu yönüyle yazarı ve editörünü gönülden tebrik ederim. Kitap on öyküden oluşan ince bir çalışma. Öyküler daha çok gündelik hayatın içinden, sanki yazarın hafızasında yer etmiş anıların edebî bir dille yeniden kurulmuş hâli gibi geldi bana. Çoğunluğu olay öyküsü niteliğinde; bir iki tanesi ise bilinç akışına yaklaşan anlatılar. Buna rağmen, okuduktan sonra zihnimde uzun süre kalan ya da “İşte bu!” dedirten bir öykü maalesef olmadı. Özellikle sonlar beni çok tatmin etmedi. Elbette bu tamamen benim okuma zevkimle ilgili. Sonuçta ödül almış, güçlü jürilerden geçmiş bir kitaptan bahsediyoruz. Ben sadece bir okur olarak bende bıraktığı izlenimi paylaşıyorum. Genel olarak baktığımda, çok temiz yazılmış, iyi çalışılmış ve teknik açıdan başarılı bulduğum bir ilk kitap okudum. Benim beklentim ise biraz daha zihnimde iz bırakacak, okuduktan sonra dönüp tekrar düşündürecek öykülerdi.
Sen Hiç Merak EtmeLevni Hakan Şahin · Varlık Yayınları · 202510 okunma
Reklam
9/10
·528 syf.··
2026 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:20
Ayperi Ak, bir okulda ücretli sosyal bilgiler öğretmenidir. Yıllar önce üniversite için Trabzon'dan ayrılmış ve İstanbul'a gelmiştir. Okul bitince de yurt arkadaşları ile eve çıkmıştır. Ve sakin bir hayatı vardır. Ancak birgün okuldan çıkıp minibüs durağına gittiğinde bir adam ona sarkıntılık yapmış ve Ayperi'nin küçükken yaşadığı travmalar gün yüzüne çıkmıştır. Ayperi nefes alabilmek için sahile gitmiş ve orada yanına gelen adam ile hayatı tamamen değişmiştir. Tanımadığı adama geçmişindeki en büyük acıları anlatmış ve oradan ayrılmıştır. Aradan zaman geçmiş ve arkadaşlarıyla karakolluk olduğu bir günde ise o adamı yeniden görmüştür. Ömer Seyirhan, başalı ve gözü kara bir polistir. Narkotik şubesinde başkomiser olarak görev yapmaktadır. Ve aylar önce karşılaştığı kadını karşısında yeniden görmeyi beklemiyordur. Ayperi'yi gördüğünde ise önüne geçemediği bir merak duygusu onu sarmaktadır. Ve Ömer her ne olursa olsun Ayperi'yi daha yakından tanımaya kararlıdır. Hatta Ayperi'ye rağmen... Yazardan daha önce okuma yapmıştım kalemini biliyordum ama bu kitapla beraber kalemi daha da bağımlılık yapmış olabilir.Hem hüznü hem de mutlulu bir arada verebilen nadir yazarlardan.Ayperi'nin geçmişi, yaşamak ve susmak zorunda kaldıkları beni paramparça ederken, sakarlıkları ve çılgın arkadaş ortamı da kahkahalara boğdu.Özellikle de Melike...Kitaptaki favorim haline geldi.Ömer ise benim için bambaşkaydı.Al oturt karşına seyret bu adamı.Hem sabrı hem de çok güzel sevmesiyle gönlümde ayrı bir taht kurdu.Ayrıca Ayperi ne yaparsa yapsın her şeyini kabul edişi ile eridim bittim.Ayperi'nin inadı ufaktan kırılmaya başlamıştı ama son olanlardan sonra işler nasıl ilerleyecek merak ediyorum.Ayrıca Şeyma ve Muharrem'de aklım kaldı.Tabi Melike ve Yavuz cephesinde de olaylar karışacak gibi
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026501 okunma
10/10
·155 syf.··
2026 24. kitabı
Bazı kitaplar bilgi verir, bazı kitaplar ise insanın düşünme biçimini değiştirir. İnsanın Anlam Arayışı benim için ikinci gruba giren eserlerden biri oldu. Viktor E. Frankl, yaşadığı tüm zorluklara rağmen insanın en büyük gücünün şartlar ne olursa olsun hayata bir anlam yükleyebilmesi olduğunu anlatıyor. Bu kitap, mutlu olmanın peşinden koşmaktan çok, neden yaşadığımızı ve bizi ayakta tutan şeyleri sorgulatıyor. En etkileyici tarafı ise bunu abartılı bir dille değil, yaşanmış gerçeklerin içinden anlatması. Bana göre kitabın en güçlü mesajı şu oldu: Hayat her zaman kolay olmayabilir ama ona verdiğimiz anlam, yaşadıklarımızın yönünü değiştirebilir. Hızlı okunan ama etkisi uzun süre devam eden eserlerden biri. Kendini, hayatını ve geleceğini biraz olsun sorgulamak isteyen herkesin en az bir kez okuması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum. ️ 5/5
1000Kitap
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
6/10
·272 syf.··
2026 39. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:50
Alex Schulman’la ilk kez bu kitapta tanıştım ama ne yazık ki benim için çok etkileyici bir okuma olmadı. Yazarın dili sade, akıcı ve anlaşılır; bu açıdan okuması zor bir kitap değil. Olaylar zaman zaman karışık ilerledi ve aynı noktaların tekrar tekrar anlatılması okuma keyfimi düşürdü. Kurgunun merkezindeki travma ve yüzleşme teması birçok okuru etkilemiş olsa da bende aynı etkiyi bırakmadı. Finalde büyük bir kırılma beklerken, anlatılan olay bana çok çarpıcı gelmedi. Bu yüzden duygusal ağırlığını tam hissedemedim. Açıkçası kitabı severek değil, bitirmek için okudum; biraz daha uzasa yarım bırakabilirdim. Benim için ortalama bir kitaptı ve maalesef yazarla devam etme isteği uyandırmadı. 17 Haziran
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,051 okunma
6/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:03
24 günde anca bitirebildiğim canım ciğerim Sarah’nın kitabıyla geldim bugün. Yazarı ne kadar çok sevsem de kitap ne yazık ki aynı sevgide ilerlemedi. Konusuna rahatça ulaşabileceğiniz için direkt yorumuma geçeceğim. ️ Sarah’cığım, bu ne uzayan bir konuydu böyle? Tüm kitap boyunca, final hariç, çarpıcı tek bir an bile hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Bryce ve Hunt arasındaki çekim bu kitapta bana çok sığ geldi. Acotar serisinde işlenen “Eş Bağı” konusu o kadar üstünkörü bağlandı ki, Bryce ve Hunt için gerçekten “birbirleri için yaratılmışlar” diyemedim. Bir de Danika’nın bitmeyen gizemi… Artık konu uzamaktan sakızlaştı. Sürekli yeni bir şey öğreniyorduk ama hiçbiri yeterince çarpıcı değildi nazarımca. Üstelik Danika’nın Bryce’ın dibinde olup ondan bu kadar çok şey gizlemesi, ikisi arasında sürekli yüceltilen dostluğu sorgulamama neden oldu. Bir noktadan sonra ya o kadar yakın değillerdi ya da Danika öyle düşünmüyordu dedim. Hikâye sürekli bir ağızdan diğerine zıplayıp durdu. Bir paragrafta Hunt’ın bakış açısından başlıyorum, paragraf bittiğinde kendimi başka bir karakterin içinde buluyorum. Bu geçişler okur olarak gözüme fazlasıyla battı. Ruhn ve Gün hakkındaki sürpriz bana sürpriz olmadı çünkü olayı önceden yakalamıştım. Asıl Harpy olsaydı benim için bomba etkisi yaratırdı. Benim için zor bir okumaydı. Üstelik yazarın dilini bu kadar severken bu hikâyenin beni içine alamaması daha da üzücü oldu. Karakterleri adım atmaya iten o içgüdüyü ben kendimde bulamadım. Üçüncü kitabı da bir an evvel okumalıyım. Çünkü ACOTAR geleceeeeek. Ama nasıl yapacağım bilmiyorum? Addio…
Gökyüzü ve Nefes HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 2024620 okunma
Reklam
Reklam