10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 12:13
İlkim Öz 'ün Erkekler Neden Evlenir? adlı kitabını okurken hem ilgi duydum hem de birçok konuda düşünme fırsatı buldum. Kitapta farklı erkeklerin evliliklerinde yaşadıkları sorunlar ve bu sorunlarla baş etme süreçleri anlatılıyor. Bu hikâyeleri okurken erkeklerin olaylara nasıl baktıklarını ve ilişkilerde neler hissettiklerini daha iyi anlamaya başladım. Kitapta yer alan karakterlerin her biri farklı problemler yaşıyor. Bazıları kıskançlıkla mücadele ederken bazıları ailelerinden kaynaklanan sorunları evliliklerine taşıyor. Karakterlerin yaşadıkları olayları okurken, insanların davranışlarının altında yatan sebepleri görmenin ne kadar önemli olduğunu düşündüm. Yazarın anlatımını oldukça sade ve anlaşılır buldum. Psikolojiyle ilgili konulara yer verilmesine rağmen kitap beni zorlamadı. Terapi görüşmeleri şeklinde ilerleyen bölümler, kitabın akıcı olmasını sağladı. Bu nedenle okurken sıkılmadım ve hikâyelerin devamını merak ettim. Kitapta en çok hoşuma giden şey, karakterlerin yargılanmadan anlatılması oldu. Her karakterin yaşadığı sorunları kendi açısından değerlendirme fırsatı buldum. Bu da olaylara daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşmamı sağladı. Kitabın arka kapağında İlkim Öz'ün şu sözleri dikkatimi çekti: “Bu kitabı alanların ve okuyanların çoğunun kadınlar olacağından eminim. Erkekler yine kendilerinden kaçacak ama inanın yanılmak istiyorum.” Bu satırları okuduğumda gülümsedim. İlkim Hanım, bu konuda en azından benim için yanıldınız. Evet, kitabı satın alarak okumadım; ancak büyük bir keyifle okudum ve kendim için önemli dersler çıkardım. Erkeklerin ilişkilerde yaşadığı iç çatışmaları, korkuları ve hataları daha yakından görme fırsatı buldum. En kısa zamanda kitabı satın alıp kitaplığımda hak ettiği yere koyacağım. Genel olarak düşüncelerimi toplayacak olursam bu kitabı
İnceleme
Erkekler Neden Evlenir?İlkim Öz · Alfa Yayınları · 2004162 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 17:10
Rehber niteliğinde güzel bir başucu eseri. Hemencecik okudum bitirdim değil de yavaş ve sakince anlaya anlaya okumaya çalıştım. Sonrasında dönüp dönüp bakabileceğim bir kitap oldu benim için. Kişisel gelişim, terapi, verimli bir sohbet hepsi denilebilir bu kitap için. Uzun zaman sonra not alarak okuma yapmış oldum. Çok beğendim. Kalbimizi iyileştirmek adına çok güzel tespitler çok kıymetli tavsiyeler var. Faydalanmak isteyenlere tavsiye ederim
1000Kitap
İyileştir KalbiniYasmin Mogahed · Timaş Yayınları · 20231,768 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sessiz Hasta
8/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
63 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 14:59
Alex Michaelides’in Sessiz Hasta kitabını bitirdiğimde uzun süre elimden bırakamadım. Sadece “ters köşeli bir gerilim romanı” okumuş gibi hissetmedim; sanki bir insanın travmasının içine, sessizliğinin tam ortasına oturmuş gibi hissettim. Psikiyatriyle uğraşınca bazı kitaplar ister istemez başka bir yerden dokunuyor insana. Bu kitap da benim için öyle oldu. Alicia’nın hiç konuşmaması ilk başta gizemli geliyor ama sayfalar ilerledikçe bunun yalnızca bir suskunluk değil, adeta ruhsal bir çöküş biçimi olduğunu hissediyorsunuz. Bazen insanlar gerçekten anlatamadıkları için susuyorlar. Hatta bazen kelimeler yetmediği için. Klinik pratiğimizde de bazı hastaların sessizliği aslında saatlerce konuşmaktan daha yoğun oluyor. Kitap boyunca bunu düşündüm durdum. Theo karakteri ise beni en çok düşündüren kısımdı. Bir psikiyatrist olarak hastayı “anlama” isteğiyle, onu kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda “çözmeye çalışma” arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu tekrar hatırlattı bana. Theo’nun Alicia’ya yaklaşımında yer yer o kurtarıcı olma arzusu, sınırların bulanıklaşması ve karşı aktarım çok net hissediliyor. Bu yüzden kitabı okurken sadece bir okur gibi değil, terapi odasındaymışım gibi de hissettim. En sevdiğim taraflarından biri de travmayı bağırarak değil, sessizlik üzerinden anlatması oldu. Alicia’nın çocukluğu, ilişkileri, görülmeme hissi… Hepsi karakterin içinde birikmiş ve sonunda kelimelerin tamamen kaybolduğu bir noktaya dönüşmüş gibi. Bence kitabın asıl etkileyici tarafı da burada. Çünkü sonunda insan cinayeti değil, karakterlerin yalnızlığını düşünüyor. Tabii gerçek psikiyatri pratiği kitapta anlatıldığı kadar dramatik ya da hızlı ilerlemiyor. Bazı yerlerde psikoterapi süreci fazla romantize edilmişti. Ama buna rağmen kitabın atmosferi gerçekten çok başarılıydı.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
Günübirlik Hayatlar Hakkında Bir İnceleme
4/10
·208 syf.··
2026 173. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 14:33
Merhaba! Son dönemde birçok kitapseverin okuduğunu gördüğüm Günübirlik Hayatlar’ı ben de merak ederek okumak ve bitirdikten sonra da düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Hadi başlayalım. Irvin D. Yalom benim için sadece psikoterapi öyküleri anlatan bir yazar değil; insanın ölüm, yalnızlık, anlam arayışı ve geçmişle hesaplaşma gibi en temel meselelerini sade ama etkileyici biçimde ele alabilen özel bir isim. Daha önce okuduğum Nietzsche Ağladığında, Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek ve Aşkın Celladı gibi kitaplarından sonra Günübirlik Hayatlar’a da doğal olarak yüksek bir beklentiyle başladım. Ancak kitabı bitirdiğimde aynı etkiyi hissettiğimi söyleyemem. Günübirlik Hayatlar aslında kötü bir kitap değil; ama Yalom’un kendi çıtasının gölgesinde kalan bir kitap. Eğer yazarla ilk kez bu eserle tanışsaydım belki çok daha farklı düşünebilirdim. Fakat yukarıda sözünü etmiş olduğum kitaplarını bilen biri için bazı hikayeler “bunu daha önce ve daha güçlü bir şekilde okudum” hissi verebiliyor. Özellikle Aşkın Celladı’ndaki psikoterapi öykülerinde karşılaştığım karmaşık insan ruhu, derin çatışmalar ve uzun süre zihinde kalan karakterler bu kitapta bana aynı yoğunlukta geçmedi. Buradaki bazı hikayeler sanki anlatılmaya değer olmakla birlikte, Yalom’un daha güçlü terapi öykülerinin yanında biraz daha geri planda kalan örnekler gibi hissettirdi. Danışanların sorunları, yüzleşmeleri ve değişimleri yer yer fazla hızlı ve kolay ilerliyormuş izlenimi oluşturdu. Beni en çok düşündüren noktalardan biri de kitaptaki rüyaların ele alınış biçimiydi. Elbette psikoterapide rüyalar kişinin kaygıları, bastırdığı düşünceler veya iç çatışmaları hakkında önemli ipuçları verebilir. Ancak gerçek hayattaki rüyalar çoğu zaman dağınık, sembolleri belirsiz ve birden fazla yoruma açık yapılardır.
1000Kitap
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Bazı kitaplar size yeni bilgiler öğretir, bazılarıysa uzun zamandır bildiğinizi sandığınız şeylere farklı bir yerden bakmanızı sağlar. İçimizdeki Çocuk benim için ikinci türden bir kitaptı. Okurken birçok kez durup düşünmek zorunda kaldım. Bazı sayfalarda boğazım düğümlendi, bazı satırlarda gözlerim doldu. Hatta kimi zaman kitabı kapatıp dakikalarca duvara baktığım oldu. Çünkü okuduklarım sadece bir kitabın satırları gibi gelmedi; zaman zaman kendi hayatıma, geçmişime ve kendimle kurduğum ilişkiye tutulmuş bir ayna gibiydi. Altını çizdiğim çok fazla cümle oldu. Bazı paragrafları bir kez okumak yetmedi, dönüp tekrar tekrar okudum. Çünkü kitap ilerledikçe aslında çoğu zaman fark etmeden taşıdığımız duygu ve düşüncelerin ne kadar eskiye dayanabileceğini düşündüm. Kendimize söylediğimiz sözlerden kurduğumuz ilişkilere, verdiğimiz tepkilerden hissettiğimiz değersizlik duygusuna kadar pek çok şeyin kökenine dair durup düşünme fırsatı sundu. Elbette bu kitap bir terapi yerine geçmiyor ya da size bir tanı koymuyor. Hatta bence amacı da bu değil. Daha çok, insanın kendi iç dünyasına biraz daha dürüst bakabilmesi için bir kapı aralıyor. Bazı cevaplar vermekten çok sorular sorduruyor. Belki de bu yüzden etkisi son sayfayı çevirdiğiniz anda bitmiyor; kitap bittikten sonra da zihninizde ve kalbinizde yaşamaya devam ediyor. Kitabı bitirdiğimde kendimle ilgili her şeyi çözmüş değildim. Ama bazı yaraların, bazı korkuların ve bazı davranış kalıplarının nereden geldiğini daha iyi anlamaya başladığımı hissettim. Belki de farkındalık dediğimiz şey tam olarak budur; kendimizi yargılamadan, suçlamadan, sadece biraz daha yakından tanıyabilmek. İçimizdeki Çocuk, benim için okurken acele edilmemesi gereken, sindirilerek okunmayı hak eden ve satırlarının arasında insanı kendisiyle baş başa
İçimizdeki ÇocukDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202410,2bin okunma
Cambaz-Işıl Limae
10/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 17:49
Kendini güvendiğin birinden korkarken bulmak insanı her zaman daha çok yaralar. Karanlığın içinde,ip üzerinde yürüyen bir Cambaz. Dili doğrulara küsmüş,kim olduğunu bilmeyen bir Yalancı. Unutmayın... Bir ipte iki cambaz oynamaz. Kahve molası okurları kitap kulübümüzde okumaya başladığımız 7 tutsak 1 ölü serisinin üçüncü kitabı olan cambazı az önce bitirdim. Ve serinin diğer kitapları gibi bu kitabı da çok severek ve akıcı bir şekilde okurdum. Bu ayın favori kitaplarından biri oldu benim için.Bu kitapta tutsakların aralarında olan bağın derinleşmesi çok güzeldi. Psikolojik gerilim türünde okumayı seviyorsanız bu seriyi önerebilirim. Sadece içerisinde bulunan bazi sahneler tetikleyici olabilir. Ama yazarın kalemi çok akıcı olduğu seri rahat bir şekilde okunuyor. Ve her kitapta tempo ve duygu yoğunluğu artarak devam ediyor. Dördüncü ve serinin son kitabını merakla ve heyecanla bekliyorum Spoiler içerir!!! Düzenbaz kitabının sonunda Afra bir olay yüzünden intihar ediyordu. O yüzden üçüncü kitabımızın başında Afra kendini Ölüm'ün elinde başka bir yerde tutsak olarak buluyor. Ölüm Afra'yı yaşatmak için bir bodrum katına getiriyor ve Afra'yı hayatta tutmaya çalışan doktor ise bir organ mafyası. Okuduklarımızdan sonra Doktor Senem'in de normal biri olmadığını görüyoruz. Afra'ya davranışları gerçekten kötüydü. Afra bodrum katindayken yanına bir psikiyatrist geliyor. Ve bu psikiyatrist maskelilerden biri olan on üç numara. İlginç olan bir diğer detay ise on üç numaranın daha önce Ölüm'ün kendisine de terapi vermesi. Afra'nın karşısına bir fırsat çıkıyor ve bulunduğu yerden kaçmaya çalışıyor. O sahneyi okurken acaba başarabilecek mi diye heyecanlı bir şekilde okudum. Afra'nın daha sonra tutsakların yanına dönünce hepsiyle konuşması ve zamanla aralarının düzelmesine
1000Kitap
CambazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025300 okunma