Rene, benim üzümlü kekim
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
63 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 02:18
En sevdiğim kitap olacak heralde, büyüleyici, enfes bir kitap. Herkese tavsiye edip hediye edebileceğim türden bir eser. Japon kültürüne ve rus edebiyata düşkünlüğü olanlar beni daha iyi anlayacaktır… Rene ve sınıflara karşı mücadelesi nedense bana emerence KapıKapı hatırlatı, aslında karakterleri yerden göğe kadar farklı ama davaları aynı nihayetinde. Rene ve sakinliği, Rene ve derinliği en güzeli Rene ve hala aşktan umudunu kesmeyen zarif ruh hali her zaman aklımda kalacaksın. Kitabın her sayfası ideoloji, felsefe, bakış açıları, kültür ve karakter analizi ile dolu ve GERÇEKTEN muhteşem bir eser. Bir gün benimde sistemin kurduğu sınıfsal fark ilüzyonudan kurutulma dileğiyle.
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
rhysand yanı ne dıyebılırım ki...senı okudugum gunlerı özledım:(
10/10
·552 syf.··
2021 8. kitabı
oncelıkle bu kıtap bu cok kişinin oldugu gibi benimde serıdekı favorı kitabım. bu kıtapla beraber aslında esas erkegı, asıl olayları ogrenıp konu ve karakterler daha da derınlesıyor cok ama cok keyıfle okumustum. feyre ve rhysand best couple sizi ayrı dusunemıyorum ama rhysand benım yanımada cok yakısırdı :D <3
Sis ve Öfke SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20204,665 okunma
Reklam
9/10
·224 syf.··
2026 8. kitabı
Olga Tokarczuk'un yazdığı benimde onun kitapları arasından okuduğum ilk romanı. Yüzeyde 17. yüzyıl Fransa'sında geçen bir arayış hikayesi ama asıl mesele çok daha içte: hakikate nasıl yaklaşıldığı, kimliğin dışarıdan mı içeriden mi inşa edildiği ve bir şeylerin büyüsüne kapılırken kendini kaybetmemek. Dört karakterin yolculuğu aslında dört farklı varoluş biçiminin sınavı. Marki ne kadar çok sorgularsa o kadar kayboluyor — bilinci bir araç olmaktan çıkıp kendini yutan bir saplantıya dönüşüyor. Veronika hep seçilen, hiç seçemeyen biri olarak yola çıkıyor; ama o "insanımsı varlığı" sahiplenerek ilk kez kendi iradesiyle bir şeye ait oluyor. Burling ve Delabranche bilinçli ama saplantısız oldukları için kaybolmuyorlar. Gauche ise hiçbir şey aramadan, hiçbir şey beklemeden yürüyor — ve tam da bu yüzden Kitap'a ulaşan tek kişi o oluyor. Kitap yerinde bırakılıyor. Bu jest romanın en yüklü anı: hakikat yok edilmiyor, tüketilmiyor, sadece bırakılıyor. Bir sonraki arayan için hâlâ orada. Bu hem hakikatin erişilebilir olduğunu hem de arayışın hiç bitmeyeceğini söylüyor — ikisi aynı anda doğru. Romanın özü şu: büyüye kapılmak gerekiyor, ama tadını çıkararak. Ne Marki gibi içinde kaybolarak, ne de de Berle gibi daha başında sırtını dönerek. Gauche'nin bilmeden bulması bir teselli değil, bir davet — bırakabilenlere kapı açık.
Kitap’ın YolcularıOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20251,055 okunma
Puan vermedi
Öncelikle kitabın hafiften spiritüel anlatılı bir kişisel gelişim kitabı olduğunu belirteyim. Kitabın ana konusu isminden doğrudan anlaşılacağı üzere "şimdi'de kalmak" ile ilgili. Kitapta anlatılan ana konunun anladığım şekli benimde katıldığım ve onayladığım bir olay. Ancak şunu söylemeliyim ki yazarın anlatmak istediği şeyi fazla spiritüel dilden anlatışı benim ilgimi çekmedi. Kitap hakkında asıl olumsuz yorumumsa başından sonuna kadar aynı şeylerin süslenmiş farklı cümleler ve farklı örneklerle devamlı anlatılmış olması. Gerçekten ilk defa bir kitabı bu kadar uzun sürede okudum çünkü sürekli aynı şeyi okuyor gibi hisseettirdi ve özellikle 100. sayfadan sonra inanılmaz sıktı. Şahsen tavsiye etmiyorum.
Şimdi'nin GücüEckhart Tolle · Akaşa Yayınları · 20014,127 okunma
10/10
·188 syf.·
2026 48. kitabı
Şüphenin Karanlığından Hakikatin Nuruna ⚘️~~~~~~~~⚘️~~~~~~~~⚘️~~~~~~~~⚘️ Kitap insana o kadar ibretlik bir ders ki, niye bu kadar geç okudum bu kitabı diye sordum kendime. Raci' nin hakikat bulma yolcuğu, insanı derinden etkiliyor. Bölüm biterken son satırlarında anlıyorsun o manayı, Raci'nin ne aradığını. Ben daha yirmi beşinci sayfaya gelmeden Raci'nin o arayışını hissettim. Raci'nin şüpheleri üzerine olaylardan sonra hakikate ulaşınca benimde içimde bir yerler güzel yerlere ulaştı gibi hissettim. Bizim hayatımıza da ibretlik bir ders vermiş yazar. Raci'nin süphesi gitmiş, yerine ilahi aşkın şifası gelmiştir. Tabi okuyucuya da hissettiriyor yazar bunu. Kitabı bu yüzden de çok beğendim. Çünkü derin anlamı olan kitaplar benim için daha derin hisler demektir. Velhasıl bu kitabı mutlaka okumalısınız diyorum ve yıldızlı puanımı da veriyorum tabiki ☆10☆
Duygu ve Düşünce
A’mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Kapra Yayıncılık · 202122,3bin okunma
Puan vermedi
#OkudumBitrdim Tek Gecelik Balayı/ Özay Erdem Tek Kişilik Balayı, yazarın ilk kitabı olmasına rağmen oldukça olgun bir kalemin izlerini taşıyan, 19 öyküden oluşan etkileyici bir eser. Her hikâye kendi içinde bütünlüğünü korurken, yalın ve akıcı anlatımı sayesinde okurken hiç yormadan ilerliyor. Günlük yaşamın içinden tanıdık durumları, farklı takıntıları ve insan hallerini sıcak, samimi ve yer yer mizahi bir dille ele alan öyküler, sürpriz sonlarıyla da dikkat çekiyor. Bazı bölümlerini okurken, bak bu benim işte dediğim öyküler vardı. Tek Kişilik Balayı bölümünde de herkesin kendinden izler bulacağı benimde gülerek okuduğum bir bölüm oldu. Kitap, öykü türünü sevenler için güzel bir eser olmuş. Yazarın ilk kitabında gösterdiği başarı takdire değer; yeni eserlerini merak ettirecek bir başlangıç niteliği taşıyor.
Tek Kişilik BalayıÖzay Erdem · Everest Yayınları · 2024163 okunma
Reklam
Reklam