"O kitapların içinde, beni alıp eski bir kış gecesinin oturma odamıza götürecek olanları var. O kitapları, büyükler konuşurken, herhalde dünya ahvalinden, ihtimal yine harpten, fenalıktan bahsederlerken ben sözlerinden bir şey anlayamadan, hep o kitapların dünyasında okuyacağım. O kitapları okurken yemeğe çağıracaklar, sofraya en geç oturan ben olacağım."
"...İstediğim, o kalabalığıyla beraber ruhu da değişmiş Beyoğlu'nda eğlenmek değil, ben ruhuma denk fakir İstanbul'un sokaklarında, serin bir sonbahar gününü bir harmani gibi sarınarak sadece yürümek istiyorum."