Burada asıl üstüne gitmemiz gereken söz ikileminin ‘’Şark ve Garp’ın’’ birbirini tamamladığıdır . Eğer buna bir metafor gösterecek olursak ‘’Şinasi ve Macit’’ diyebiliriz. Neriman İstanbul’un Fatih’inden , elindeki uddan , geleneksel ve Doğu kültürü altında olan bu sadelikten sıkılmış olarak Harbiye yönü Beyoğlu tarafındaki Macit’in alafrangalığından ve Batı tarzından etkilenmiştir.. Garp’lığın Şark’lıktan çok daha üstün olduğunu söyleyerek Şinasi’yi hafife almış ve romanın sonlarında pişman olmuştur.. Ama bence buradaki ana konu Şark ve Garp’ın birbirini tamamlıyor oluşu , aynı Şinasi ve Neriman’ın alafranga özentiliği gibi..
Totem ve Tabu kitabı farklı bakış açılarını ele almam gerektiğini öğretti bana . Totemizmin ta ilkel çağlarda ortaya çıkışı ve dini olarak bitkiyi veya hayvanı kutsallaştırmaktır . İlkel olarak yavaş yavaş normların oluşumu ise Tabu terimine giriyor . İlkel insanlar tabuyu yavaş yavaş oluşturmakta ; bazı yasakların örn. ensest , kadın reglinin oluşumu ve kirlenmesi buna dair insanların toplum olarak belirli bir tepki alması.. ortaya çıkışı.. Nevrotik kompulsif patolojisine çok fazla değinen Freud bunun o zamanlarda tabunun oluşturduğu ve yıllara kadar süregelen bir nevrotik bozukluk olduğunu açıklıyor. Çünkü Tabu’da hareketlerin de ötesinde düşüncelerin de bir norm olarak insanların tepki aldığı bir terim..
‘’Nevrozluların uzak durduğu bu gerçek dünya, hem toplumun hem de onun yarattığı kurumların hakimiyetindedir; gerçeklikten uzaklaşma aynı zamanda insanlardan da uzak durmaktır.’’