Az önce rastgele bir blogda karşıma çıkması ile nostalji yaşadığım bir konuyu buraya da taşımak istedim. Medyada pek fazla yer verilmese de her zaman için özellikle ilgimi çeken bir konu olmuştur. Buyursunlar.
"Byron Kahramanı" ya da "Byronik Kahraman" (Byronic Hero) adı verilen edebi terim, Lord Byron'ın kişiliğinden esinlenilerek ortaya konmuş, kendisinin çalışmalarının büyük bir çoğunluğuna da yayılmış olan bir tür tiplemedir. Şairimiz gibi, bu tipleme de "en büyük yeteneği ve tutkusu olan, topluma ve sosyal kurumlara karşı hoşnutsuzluk, hiyerarşi ve ayrımcılığa (her ikisine de sahip olmasına rağmen), ölüm veya sosyal kısıtlamalar ile aşkın önüne geçilmesine karşı bir duruş; isyan, sürgün, hoş olmayan gizli bir geçmiş, kibir, aşırı güven veya öngörü eksikliği" ve nihayetinde kendine zarar veren bir tavra sahiptir.
"Aşktan aciz veya yalnızca imkansız bir aşka muktedir olan Byron Kahramanı, sonsuz bir acı çeker. Yalnızdır, uyuşuktur, durumu onu tüketir. Canlı hissetmek isterse şayet, bunu kısa ve yıkıcı bir eylemin korkunç coşkusu içinde yapmalıdır."
— Albert Camus, The Rebel
Bu tipleme Romantizm döneminde öne çıkmıştır. Nadiren bir Kahraman, çoğunlukla Anti-Kahraman'dır (zaman zaman Anti-Kötü Adam veya sadece bir Kötü Adam da olabilir). Byronvari kahramanlar, ideallerine rağmen sosyal açıdan kınanacak şekillerde hareket edebilen ve ana akım topluma kesinlikle aykırı olan, derinden kusurlu bireylerdir. Byronvari bir kahraman kimseye boyun eğmeyeceği veya değiştirmeyeceği inançlara sahiptir, iç çatışmaları oldukça romantikleştirilmiştir ve kendisi mücadeleleri ve inançları üzerinde kafa yorar ve bunlarla boğuşur. Bazıları geçmişlerinde karanlık suçlar veya trajediler ima edilerek tasvir edilebilmektedirler, ki bu da toplumsal izolasyona, reddedilmeye, sürgüne veya