İnsan sahip olmadığı hiç bir seyin ne tadını, ne de değerini biliyor demek ki, diye düşündü. Hayatında ilk kez az önceki kadar sevgi ve güven hissetmişti. O anı çok değerli bulmuştu. Olayları tahlil etme gücü bilgiden gelirdi, bilgisiz insan tahlil gücünden yoksun kalınca tanımlamadan da yoksun kalırdı, tanımlamadan yoksun kalınca da gerekli değeri vermekten uzak olurdu ve böylece hayatının anlamını bir zemine oturtamazdı. Bugüne kadar aile denen saadetin farkına varmamasının bu bilgiye ve hissiyata sahip olmamasından kaynaklandığını anlamıştı Tamer.
Geçmiş bilincinle başka bir hayata, kaldığın yaşta yöneltileceksin. Gideceğin hayata uyum sağlaman zor olmayacak, çünkü seni bekleyen paralel bir Tamer Aslanoglu hayatı var. Fakat bir şartla, geçmişe dair hiçbir şeyin olmayacak. Elinde sadece aldığın eğitimler olacak. Hafıza muha- fazası sana istisna olarak verilmiş olacak. Bakalım aynı bilinç düzeyiyle farklı şartlarda başarı gösterebilecek misin? Yine karşılaşacağız.'
Bu kadar güzel bir bahane, erken gelişime bu kadar güzel bir kılıf, gerçekten tebrik ederim Musa Efendi, demek geçiyor içimden durduruyorum. Ne dedik, azarlama, öteleme, uyumsuzluk yok. İnsan önce kendine saygı duyacak.