"Sabahleyin sıkıntılı bir rüyadan uyanınca kollarımı ona doğru boşuna uzatıyorum. Mutlu ve temiz bir rüyaya aldanarak, kendimi onun yanında çimenlerin üstünde oturmuş, eli elimde, ellerini binlerce öpücükle okşar sanıp geceleyin onu yatağımda boşuna ararım. Ah, henüz daha yarı uyku helindeyken onu yanımda aradıktan sonra iyice kendime gelince, içim sıkıntıdan kan ağlıyor, karanlık bir gelecek yüzünden acı gözyaşları döküyorum."
"Siz insanlar," diye haykırdım, "bir şeyden söz ederken, 'bu yanlıştır, bu doğrudur, bu iyidir, bu kötüdür' diye kestirip atmadan yapanazsınız. Bu ne demektir? Herhangi bir olayın asıl nedenlerini araştırdınız mı? Bu olayı doğuran, önüne geçilmez hale koyan sebepleri arayıp buldunuz mu? Eğer bunu yapsaydınız, hükümlerinizde bu kadar aceleci olmazdınız."