"Kimseyi sevmeyen, sevmekten ne anlasın.
Beyaz'a veriyorum ciğerleri. Tek gözü minnetle bakıyor bir an bana. Sonra yemeye başlıyor soluksuz ciğerleri.
İsteyince birini mutlu etmek nasıl kolay. Birinin acısını hafifletmek, onu duymak isteyince çok kolay."
Canım
Birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım
His boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış
Çok sevince anladım
Hayat, o evde yerin yok diyor
Yerini bil
Evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettiğim yerdeyim
Hâlâ, güzel olduğunu bilmeden
Güzel duranı seviyorum
Ellerini takip ediyorum, hâlâ
Elin ısısıyla kalbin ısısı birbirine ne yakınmış
Kalp sıkışıyor, el buz
Yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum
Geçmiyor
Ev buz
Anlamaktan, kaybetmekten, sevmekten
Beklemekten yoruldum
Uykuya sarılmaktan
Sen, o evde sarılmaktan korkanların en uzağında dur
Olur mu?
Öyle birine aşık ol ki
Her şeyi unut, dans etmeyi hatırla
Birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sev
Çok sev. Çok küs. Çok barış.
Ellerini takip et sonra.
Ellerinde ne gördüğümü bulursan
En sonunda, ilk gördüğüne gülümse
Güzel gülene aşık ol
Aşık olursan bir gün benim kadar
Uyan!
Bir tek şimdinin garantisi var
Dün, yarın uzak
Var olduğun yer, aşk
Sonsuz kirpiklerinin arasına sokulan rüzgar benim
Sevmekten başka cevabım yok
Sevgilim
Sana bir sır vereyim
Evi bul diye
Perdeleri ve gözlerimi hiç kapatmıyorum
Elimi bırakma
Tamam mı
Kaybedenleri, düşenleri
Senden hoşlanıyorum diyenleri gör
Hayatın ellerini hiç bırakma
Sessiz olmalarım, sensiz olmamdanmış sevgilim
Susma
Susa susa dün olduk
Uyan
Hadi uyan
Sonsuz kirpiklerinin zamanı şimdi
Senden çok hoşlanıyorum...
"Zavallı! Sen deliden başka nesin? Kendi kendini aldatıyor musun? Bu çılgınlıktan, sonu gelmez kara sevdadan ne bekliyorsun? Benim ondan başka dileğim yok. Hayalimde yalnız o yaşıyor. Çevremde yalnız onunla ilgili olan şeyleri görüyorum. Ondan istemeyerek ayrılıncaya kadar bunlarla oyalanıyorum. Ah, Wilhelm, nedir bu kalbimin bana ettiği!"