Şeker dilinin üstünde erir erimez pek taze bir hatırayla ruhunun yabancısı olmayan bir koku duydu. Bir parça menekşeliydi: Bihter'in kokusu, Bihter'in nefesi, Bihter'in ruhu... Bir duygu yanılsaması içinde Bihter'i henüz orada, kollarının arasında sandı. Şimdi bu koku onu sarhoş ediyor, bütün varlığı ağzında ezilen şekerle birlikte bayıltıcı bir menekşe tadının içinde uyuşarak eriyordu.