Hiç bir şey boşlukta saklanmamaktadır, saçmalık bile kendine bir dayanak noktası araştırmaktadır, her şey, bütün nesneler yaratılmışlarindaki amaca doğru yürüyüp gitmektedirler.
Kara gecede, kara taşın üstündeki kara karıncanın kıpırtısı bile denetim altındayken som bilinç olan insan kendini denetimden uzak sayması mümkün muydu? Mümkün müdür?
Beklemek tam anlamın kendisiydi, bekler ve düşünürdü, boşuna olamazdı, hiçbir şey boşuna olamazdı, boşuna değildi , sebepsiz, yersiz değildi, bekliyordu ve beklediği gelecekti.
Uzaktan, İstanbul'dan uğultular geliyor, kızıl kanatlı yırtıcı kuş menekşenin üstünde, göğsünü esen yele verip kanatlarını germiş süzülüyor,
önümde İstanbul şehrinin acımasızlığının, yitmişliğinin, kendi kendini, insanlığını unutmuşluğunun, çok şeyler yitirmişliğinin bir anıtı, yüzlerce kuş başından dikilmiş bir anıtı duruyordu.