Gidin, akşamları, yamru yumru evlerin yılankâvi sınırladığı kuytu mahallelerde dolaşın; oralarda, sokak ortalarında ağlayan çocuklar göreceksiniz;
onlardan ağlamayı öğrenin!..
Hastahane önlerinde, hane eşliklerinde, maden kuyularında tarla hendeklerinde...
Daha nerelerde, nerelerde?.. kansızlıktan kurumuş bir insanlık kaynaşıyor. Seyredin ve ağlamayı öğrenin..
Yaşam soluğumuzun kaynağını soruyorsun
Çok uzun bir hikâyeyi özetlemek gerekirse
Derim ki çıkmış ummanın derinliklerinden
Sonra umman yutuvermiş onu yeniden.
- Mutlusun sanıyordum
- Az bulunur bir mutluluk yaşadım,
onu böyle hiç bozulmadan bırakmak istiyorum ki, ileride yeniden hiç bozulmamış bir halde kavuşabileyim.
Seni şaşkınlıkla, aşkla seyretmekten hiç usanmıyorum. Bizi kuşatan kalabalığın bu bakışlarımı değiştirmesini istemiyorum.
Yazın uzaklaşıp kışın yeniden bulayım seni.