Berf

Berf
@berfderler
9/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Diğer kitaplar mesai saatiyse bu kitap öğle arasıydı, diğer kitaplar hafta içiyse bu kitap hafta sonuydu, dönem ortasında insanları dinlendiren şubat tatiliydi, şehrin keşmekeşinden bıkıp dingin, huzurlu bir tatil köyüne gittiğimde hissettiğim o duyguydu bu kitap benim için. Tam anlamıyla bir dinlenme kitabıydı. Böyle lirik bir kitap okumaya çok ihtiyacım varmış. Kitaptaki kasaba hayatları, manzaralar, eski insanların gerçek sevdaları bana ilaç gibi geldi. Uzun betimlemeler, doğanın içindeki evler, güzel benzetmeler, anadolu türkçesiyle konuşmalar... Çok severek okudum bu kitabı. Kitaptaki kasaba manzaralarını ne kadar severek okuduysam orada yaşayan insanların zihniyetine de bir o kadar üzüldüm. Kitabın 72. sayfasındaki "Ah bu küçük kasabalar. Her biri bir gizli sevda cehennemi." alıntısı üzüntümün sebebini açıklamaya yetiyor. Kitapta Ali ve Münire hariç kavuşabilen yok. Bunun da tek sebebi küçük kasabalardaki insanlar, basma kalıp yargılar, adaletsizlikler, dedikodular, ayıplamalar... O büyük sevdaların kavuşmasının önündeki tek engel hep diğer insanlar ve onların düşünüp konuştukları oluyor. Kitap, 14. sayfadaki "Birbirlerini sevmişler lakin ilerisi karanlık." cümlesinin etrafında dönüyor diyebilirim. Buna rağmen kitaba umutsuz bir hava hakim değil. Bulunduğu yerde tutunamayınca ardına bakmadan çekip gidebilen gözü pek Ali ve onun kaderini yaşayan oğlu Mustafa'nın yürekliliği umut taşıyor kitaba. Son olarak kitabın zaman akışı müthişti. Ne çok hızlı ne çok yavaştı. Kitabın, Mustafa'nın başından geçenleri yazmaya başladığı günde bitmesi bende tebessüm bırakan hoş bir detay oldu. Şimdilik kitabımın kapağını kapatıp kitaplığa kaldırdım ama ileride tekrar okumak isteyeceğimden adım gibi eminim. Yıllar önce kitabın aynı isimli filmini de izleyip beğenmiştim. Kitabı da,
1000Kitap
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·160 syf.··
2021 4. kitabı
Uzun zamandır bir M. Kemal Sayar kitabı okumak istiyordum. Yazarın dilini, düşüncelerini, çizgisini anlayabilmem için güzel bir başlangıç oldu bu kitap. Bence bir yazarı tanımak için yapılabilecek en güzel başlangıç deneme yazılarını okumaktır. Bu yüzden deneme kitaplarını oldum olası sevmişimdir. Bu kitabı da sevdim ama bitirmem çok uzun sürdü. Belki de henüz yüzleşmeye hazır olmadığım konularda yazmış olması beni kitaba ara vermeye itmiştir. Yazarın, modern yaşam koçları veya popüler kişisel gelişim kitaplarının öğütlediklerinin tam karşısında bir duruşu var. Dünya için çok büyük bir anlamımızın olmadığını ama bir dosta içten gülümsememizin kelebek etkisi misali birçok insanın gününü kurtarabilecek güce sahip olduğunu, hepimizin kusurları olduğunu bu yüzden mükemmeliyetçiliğin bizi çürüteceğini, "ben" odaklı değil "biz" odaklı yaşamamız gerektiğini, gerçek aşkı kusursuz olan ve fani olmayan Hak'ta bulacağımızı, kapitalist tüketim kültürünün bizim kadim değerlerimize ne kadar zıt olduğunu, vermenin almaktan üstün olduğunu, hayatta mal mülk peşinde koşmaktan çok daha ulu gayelerimiz olması gerektiğini bize babacan bir dille, sohbet edercesine öğütleyen bir kitap bu. Kimi cümleleri beni kitabın kapağını kapatıp 15-20 dakika düşünmeye ve sorgulanmaya itti. 2021 yılında gençliğini yaşayan biri olarak, unuttuğum bazı hisleri bana hatırlattı diyebilirim. Bu yüzden kitap, kapağından ve isminden çok daha derin yazılar içeriyor. Şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
1000Kitap
Beni Sessiz de Sevebilir misin?M. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20144,385 okunma
Gecikmiş İnceleme :)
7/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Bu kitap benim için 10 puanlık bir kitap olmasa da herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle ataerkil yapıda yetişmiş erkeklerin, yani tanıdığım bütün erkeklerin okumasını isterdim. Tüm kitap boyunca Virginia Woolf, bir kadının bir eser ortaya koyabilmesinin ilk şartının, kadının kendisine ait bir odasının ve zamanının olması gerektiğini ama kadınların ezici bir çoğunluğunun bunlara sahip olmadığını anlatıyor. Bunlara sahip olabilen şanslı kadınların ise ekonomik özgürlükleri olmadığı için engellendiğini; ekonomik özgürlüğe sahip olunsa bile seçkin kütüphanelere kadınların girmesinin o dönemlerde yasak olduğunu anlatıyor. Bu kitap yazılalı neredeyse yüz yıl olacak, kütüphane yasağı kısmı çıkarılsa ve bana "Bu kitap dün yazıldı." dense inanırdım. Aradan geçen o koca yüz yıla rağmen toplumun kadınlara olan bakış açısında ya da yüklediği görev ve sorumluluklarda hiçbir değişim olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek beni biraz umutsuzluğa sürükledi. Kitapta, edebi bir eser ortaya koymak için masasının başında yazı yazan bir kadının sofra kurmak vb. sebeplerle defalarca masasından kalkmak zorunda bırakıldığını okurken ben de benzer sebeplerden birkaç kez kitabımı bırakıp kalkmıştım. Kitapta bunun gibi hemen hemen her kadının yaşadığı örnekleri görmek, yazara daha çok hak vermemi sağladı. Ama bu hak verme kitabın başından değil, ortalarından itibaren başladı. Kitabın başlarında yazarın erkeklere karşı oldukça nefret dolu ve ayrıştırıcı bir dil kullanması, kitaba ön yargıyla başlamama neden olmuştu ama ilerleyen sayfalarda durum toparlandı. Birkaç yerde yazar bu üslubunun farkına varmış olacak ki "Bana hak vereceksiniz" gibi söylemlerde bulunmuştu. Nitekim öyle de oldu. Kitaba 7 puan verme sebeplerimden biri buydu diyebilirim. Bir diğer neden ise sık sık anlattığı şeyi kesip
1000Kitap
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,2bin okunma
6/10
·125 syf.··
2021 2. kitabı
Kitabın isminin Yasin suresinin 20. ayetinde geçiyor olması çok etkileyici. Bu sayede kitaba yüksek beklentiyle başladım ama kitap beklentilerimi karşılayamadı. Yer yer çok güzel aforizmalar olsa da bütüne bakınca bence zayıf bir kitaptı. Kitabın dili romantik islamcı yazarların diline benziyor. Denemelerdeki fikirlerin/olayların güçsüzlüğü bol imgeli bir anlatımla dengelenmeye çalışılmış gibi geldi. Bu kadar imgesel anlatımdan ziyade daha dolu sahneler okumayı tercih ederdim. Bana çok hitap eden bir kitap olmamakla beraber bazı yazılarındaki eleştirilerine, tespitlerine ve sisteme olan sitemlerine sonuna kadar hak verdim. Son olarak, kitabın dua ile başlayıp dua ile bitmesi çok hoşuma gitti.
1000Kitap
Bir Adam Girdi Şehre KoşarakTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20199,9bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 22:46
“Bütün koca adamlar bir zamanlar çocuktular (gerçi aralarında bunu hatırlayanlara az rastlanır ya.)” cümlesi daha kitaba başlamadan bende sevimli ve derin bir kitap olacağı intibasını bıraktı. Kitabı okurken de ilk intibam hiç değişmedi. Kitaplıkta eskimeyi değil, ara ara çıkarılıp okunmayı hak eden bir kitap. Her karakterin kendine ait bir gezegeninin olması ve orada yaşaması, insanların her birinin kendine ait bir dünya kurduğunun güzel bir yansıması. Karakterlerin bakış açılarındaki farklılığı okumamız benim kitapta en sevdiğim detay oldu. Örneğin güllerin, insanların kökleri olmadığı için bir rüzgârda savrulup gidecek kadar savunmasız olduklarını düşünürken; tilkinin, insanları sadece tavuk yetiştirip tüfekleriyle tilki avlamaya çalışan varlıklar olarak görmesi gibi. Her karakterin kendine özgü bakış açısının ve etrafında olup bitenleri yorumlayış biçiminin bize yansıtılması kitabın en büyük güzelliği.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280bin okunma