Hakikati seviniz, o da sizi sever; hakikati arayınız, o da sizi arar ve üstüne yalan Çin setleri gibi kalın duvarlar örsün, altında kalan hakikat ince bir iniltiyle, bir hafif rüzgar dalgasıyla, herhangi bir küçük işaretle mevcudiyetini bildirir: “Buradayım!” der.
Kendi olarak, sana gelen —
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen —
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen —
kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan —
o işte..