Miroslav Hroch'un üç aşamalı olarak oluşturduğu kuramında milliyetçiliğin ortaya çıkabilmesi için üçlü bir skalaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sava göre milliyetçiliğin A aşaması olan ilk basamakta, önceden varolan topluluk, kültürel ve dilsel mirasına sahip çıkmaya başlamakta, B aşamasında milliyetçi bir hareket için gerekli zemini meydana getirmek amacıyla milliyetçi bir lider çıkarmakta, bu kadro sorumluluk alarak belirginleşmekte ve son olarak milliyetçi hareket C aşamasında mücadele için kitle desteği oluşturmaktadır.
Kürtlerin, özellikle okumuş kesimleri İttihat ve Terakki Cemiyeti içinde önemli bir rol oynamışlar. İTC'nin ilk dört kurucusundan ikisi olan Abdullah Cevdet ve İshak
Sükuti de Kürt'tür. 1902'de ittihatçıların Paris'te yaptığı ilk kongrede Kürt aristokrasisinin iki önemli ailesine mensup olan Abdurrahman Bedirhan ile Hikmet Baban da katılmışlar.
Kimi araştırmacılar da Aşiret Mektebi'nden mezun olanlardan bazılarının Osmanlı'nın son dönemiyle Cumhuriyet'in ilk yıllarında ayrılıkçı ve milliyetçi hareketlerin liderliğini üstlendiklerini ifade etmektedir. Bu tezi savunanlar, bu çerçevede 1925 Şeyh Said İsyanı'nı planlayan Azadi Örgütü'nün liderlerinden Cibranlı Halit ve Bitlisli Yusuf Ziya ile Ağrı isyanını başlatan İhsan Nuri Paşa'nın bu okul mezunlarından olduklarına dikkat çekmektedir.
Dönemin Rus devlet yetkilisi/araştırmacı Averyanov, aşiret mekteplerinin asıl amacının Türk mollalar eliyle Kürt çocuklarının dini içerikli bir eğitim ile yetiştirmek ve onlara Türkçe öğreterek Kürtlüklerini unutturmak olduğunu iddia etmiştir.