Berfin Karadağ

Berfin Karadağ
@berfinkaradag8
Avukat
Hacettepe Üniversitesi
96 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·140 syf.··
2021 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2021 11:45
“Keşke insanlar da yunuslar kadar iyi olsaydı.” Kitabın kapağında da yer alan bu söz aslında çok şey anlatıyor. Keşke insanlar da yunuslar kadar iyi olsaydı da, o insanların bulundukları Dünya’da yaşanmaya değer bir yer olsaydı. Oysa her gün duyduğumuz, birebir şahit olduğumuz o kötü olaylar bize armağan olarak sunulan bu dünyanın ve yaşamın aslında ne kadar da çekilmez olduğunu düşündürüyor hepimize. Peki neden? Neden her gün yeni bir kötü olaya uyanıyoruz? Hatta öyle bir hale geldik ki olanları duyup hiç şaşırmıyoruz. Neden bizler bu olayların temeline inip, onları engellemek için uğraşmak yerine yaşanılanları kanıksayıp, oturuyoruz yerimize? Bunun gibi üzerine düşünülmesi ve cevaplandırılması gereken bir sürü soru var aslında. Herkes bu sorularında varlığının farkında ama cevabını bildiği halde susuyor belki de. İşte bu kitapta her gün haberlerde, internette gördüğümüz ya da yanıbaşımızda şahit olduğumuz o kötü olayları konu ediniyor. Klasik Livaneli kalemi. Sıkmadan, yormadan anlatımıyla hem okurken zevk veriyor, hem de hepimizi düşünmeye ve sorgulamaya davet diyor. Her kitabında başarılı şekilde yaptığı güncel toplumsal sorunları da oldukça başarılı şekilde yansıttığı bir kitap olmuş yine. Göçmen problemi, o çok güzel ve değerini bir türlü anlayamadığımız denizlerimizin, ormanlarımızın, doğamızın yine insan eliyle sırf rant uğruna yok edilişi, doğa da yaşayan o canlılarımızın hiç düşünülmeden yok olmaya terk edilişi, dünya da yine ekonomik çıkar uğruna yapılan savaşlar ve bu uğurda hayatları mahvolan aileler, kadınlar ve özellikle çocukların yaşadıkları ve daha nice kötü olaylar. Uzak olsanız da o denizlere, o ormanlara, o hayvanlara, o insanlara hissediyorsunuz ve üzülüyorsunuz. Böyleydi işte Balıkçı ve Oğlu. Livaneli’nin Son Ada romanında işlediği o
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·88 syf.··
2021 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2021 00:05
Aziz Bey Hadisesi... Bu kitabı bitirdikten sonra bir insanın " ben bu hayatı boşa yaşamamışım" diyebilmesinin o kişi için ne kadar değerli bir şey olduğunu düşündüm. Hepimiz bize sunulan bu yaşamda hayaller kuruyoruz, sevmek ve sevilmek istiyoruz, pişmanlıklar yaşıyoruz, kendi zaaflarımıza yenilip hatalar yapıyoruz. Bazılarımız hatalarını düzeltmek,  hayatlarını rayına oturtmak için çabalarken bazıları o hataları tekrarlamaya devam ediyor. Peki Aziz Bey bu yollardan hangisini seçti, o bir ömrü nasıl yaşayı tercih etti? İşte bu kitapta Aziz Bey'in hayatındaki dönüm noktalarını, hatalarını ve yaptığı tercihlerin onu nasıl bir sona götürdüğünü okuyorsunuz. Sonra aslında yaşadığımız en küçük bir olay,tanıştığımız bir kişinin,söylediğimiz ve yaptığımız her şeyin hayatımızın geri kalan kısmını da nasıl etkileyebileceğine şahit oluyorsunuz. Mesela Aziz Bey o çok sevdiği ve onunda Aziz Bey'i sevdiğini sanma yanılgısına düştüğü Maryam'ı hiç tanımasaydı hayatı nasıl olacaktı? Kitabın adı Aziz Bey, okurken Aziz Bey'in hayatını okuyorsunuz ama bence kitapta göz ardı edilmemesi gereken öyle bir karakter var ki,ondan etkilenmemek mümkün değil: Vuslat. Adı gibi umut ettiği evlilik hayatına, evlendiği kişinin sevgisine ve değerine hep kavuşmak isteği içindeydi oysaki Vuslat. Ama Aziz Bey onu göremeyerek bir hata daha katmış o hayatına. Bir kadının bu şekilde yaşadığı hayal kırıklığının,sevgisizliğin ve değersizliğin içten içe onu nasıl çürütebildiğini  satırlarda hissediyorsunuz. Vuslat'ın hikayesinde, her yerde rastladığımız ve rastlamaya devam edeceğimiz aynı kaderi yaşayan kadınların hissettiklerini anlayabilmek için,sadece yazılanları okumak yetmiyor, üzerine düşünmek ve onların o kalplerindeki acıya kulak vermek gerekiyor aynı zamanda. İşte böyle bir kitap Aziz Bey, okunmaya,
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2021 8. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2021 12:19
Birçok insan çocukların  sözlerini,sorularını duymazdan gelip onları yok sayarak devam ederler yaşamlarına. "Çocuktur,ne biliyor da  konuşuyor,ne boş sorular soruyor" sözlerini çok duyarız. Fakat her çocuğun dinlenmeye değer çok güzel varlıklar olduğunu hep gözden kaçırırız. İşte bu kitap aslında bir çocuğun sorduğu sorularla, gördüklerini anlatmasıyla ne kadar da dinlenmeyi ve onlarla konuşmayı hak ettiklerini hissettirdi bana. Barış'ta büyük ihtimal bu değeri en çok o daracık yerde İnci'den gördü de onun gidişi onu bu kadar üzdü. Kitapta küçük bir çocuğun bakış açısıyla olayları,kişileri,yaşanılanları okumak ne kadar güzeldi. O çocuğun anlamlandıramadığı olayları  anlamak için gösterdiği çaba, iyiyle kötüyü,doğruyla yanlısı ayırt etme uğraşı,sorduğu sorularla içinde bulunduğu çelişkileri çözmeye çalısmasını okuyorsunuz bu kısa ama etkileyici kitapta. Şimdiki çocuklar gibi büyük hayelleri yok o küçük çocuğun. Kuşunun ona geri dönmesi, kayısı çekirdeğinin büyuyüp ağaç olması, İnci'nin ona mektup göndermesi,uçurtmanın askerler tarafından vurulmaması ve biraz daha havada dalgalanışını izlemek gibi çok  masumca hayalleri var. Bir çocuğun gözüyle ve sorduğu sorular eşliğinde 12 Eylül dönemi hapishane yaşantısı hakkında fikir sahibi olmak isteyenleri  etkileyecek bir kitap olacaktır. Okurken hepimiz küçük Barış'ın sorduğu sorulara cevap arayalım: Paylaşmak,kitap okumak,şiir yazmak,kuş beslemek,havada süzülen uçurtmayı izlemek kötü bir şey mi???
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
Puan vermedi·556 syf.··
2021 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 22:01
Amerikalı bir fotoğrafçı olan Dorothea Longe'nin çektiği çok ünlü bir fotoğraf var: Migrant Mother(Göçmen Anne). Fotoğrafta Kaliforniya'da bezelye işçisi olarak çalışan 30'lu yaşlarda bir kadının eski,yırtık bir çadır önünde çocuklarıyla oturmuş yorgun,kederli ve derin gözlerle baktığını görüyoruz. Tabi bu belirttiklerim en yalın haliyle. Fotoğrafın içine girdikçe daha çok şey buluyorsunuz. Bir yerde Steinbeck'in bu fotoğrafı gördükten sonra Gazap Üzümleri'ni yazmaya karar verdiğini okumuştum. Bu sebeple romanı okurken hep gözümde o fotoğraf belirdi. Gerçi yazarın dili ve betimlemeleri bütün karakterleri,olayları,duyguları size fazlasıyla hissettirecek olsa da ben okurken bu fotoğrafı da kılavuz olarak kullandım. Kitap o kadar iyi bir kitaptı ki etkisinden uzun süre çıkabilmek mümkün olmayacaktır. Kapitalizmin tam olarak ne olduğunu,toplumu ve insanı nasıl etkilediğini anlayabilmek isteyen birinin ilk okuması gereken kitaplardan biridir diye düşünüyorum. Kitap boyunca hep hüzünlüydüm ama kitap kahramanları gibi hiç de umudumu kaybetmedim. Yaşama tutunabilmek için, çocuklarının karnını doyurabilmek için ayakta durmaları gerekiyordu. Bu direnişi her satırda hissedebiliyorsunuz. Anne karakterinin ailesinin dağılması önlemek adına çabalayışı, bunun içinde ataerkil bir topluluktan gelmelerine karşılık ağırlığını koyup,ailesi için en iyi olanı yapmaya çalıstığını okumak beni daha da etkiledi. Kitapta Amerika halkının yaşamını okuyoruz fakat aslında bu yaşanılanların dünyanın bir gerçeği olduğu ve yalnızca mekanların ve insanların değiştiğini ama hissedilenlerin,yaşanılanların,yaşatılanların,çaresizliğin ise hep aynı kaldığını bilmek bizi kitap bittikten sonra da üzmeye  devam ediyor :( Ne diyelim herkes için,özellikle de çocuklar için eşit,adaletli ve güzel bir hayat
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
Puan vermedi·1724 syf.··
2021 2. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 18:07
Sefiller muhteşem bir başyapıttı. Kitap bir roman fakat kurgusunun yanında Fransa tarihi ve siyasi geçmişi başta olmak üzere, din, sınıfsal eşitsizlik,devrim, Waterloo savası, 93 olayları, Fransız ihtilali ve daha sayamadığım birçok şeyi bulacaksınız. Victor Hugo'yu ve Fransa'yı tanımak isterseniz kesinlikle bu kitap bir kaynak olacaktır. Sefaletin insanlar üzerinde yarattığı etkiyi, insanları nelere mecbur kıldığını,sevginin ne kadar önemli bir değer olduğunu,iyi olabilmenin her şeye ve herkese rağmen mümkün olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitap 1694 sayfadan oluşuyor fakat nasıl okuduğunuzun,nasıl ilerlediginizin farkına bile varamıyorsunuz. Victor Hugo'nun muhteşem dili,siyasi düşünceleri, kadınlardan bahsederken kullandığı kelimelerine dikkat etmesi ve onları çok yüce bir varlık olarak görmesi beni daha da çok etkiledi. Kurgusuyla olsun,vermek istediği mesajlarla olsun kesinlikle okunmaya değer bir kitap...
Sefiller (Kutulu 2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019105,4bin okunma
Reklam