Mutsuzluğunun farkında olmayan bunca insanın mutluluğu beni ürpertiyor.İnsani hayatları,gerçekten duyarlı olsalar sonsuz acı verecek olaylarla dolu.Ama gerçekte bitkisel hayatta olduklarından,yaşadıkları şeyler ruhlarına değmeden uçup gider, varoluşlarını dişi ağrıyan ama aynı zamanda müthiş bir servete sahip bir adamınkiyle kıyaslayabiliriz..
Ellerin birer tutsak güvercin.Dudakların, birer sessiz güvercin (sesi gözlerime doğru uçan).
Her hareketin bir kuş.
Eğildiğinde kırlangıç, yüzüme baktığında akbaba, o kibirli, kayıtsız halinle coştuğunda kartal.
Kanat seslerinden ibarettir seni seyrettiğim göl.
Tepeden tırnağa kanatlısın [...]
Ruhum gizli bir orkestra;bilemediğim çalgılar çalınıyor,kemanlar ve arplar, kudümler ve davullar içimde yankılanıyor. Kendime ancak bir senfoni diyebilirim.
Gemiler denizlerde yüzmek için yapılmış gibi görünür ama asıl amaç yüzmeleri değil, limana varmalarıdır.Bizimki de tıpkı böyle bir yüzmektir işte,hangi limana gideceğimize dair en ufak bir fikrimiz olmaksızın…